Reprodüktif çağda otoimmün hipertiroidinin AMH düzeyini etkilemesi ve AMH düzeylerinin kontrol grubu ile kıyaslanması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİRSU US

Danışman: Evrim ÇAKIR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Tiroid otoimmünitesi, reprodüktif yaştaki kadınlarda yaygın görülen bir endokrinopatidir. Hipertiroidizm artan tiroid hormon seviyeleri ve farklı dokularda artan tiroid hormon aktivitesi ile karakterize bir klinik durumu tanımlar. Otoimmün hipertiroidi (Graves hastalığı) erken yaşta hipertiroidinin en yaygın nedenidir, kadınlarda daha sık görülür. Graves hastalığı, TSH reseptörüne karşı gelişen otoantikorların (TRAb) TSH reseptörünü uyararak tiroid hormon üretimini arttırdığı otoimmün bozukluktur. Graves hastalığının önemli klinik özellikleri hipertiroidi, oftalmopatidir ve nadiren dermopatidir. Anti-Müllerian hormon (AMH) günümüzde ovaryan rezervin en önemli belirtecidir. AMH oositleri içeren preovulatuar foliküllerin granüloza hücrelerinden yüksek miktarda sekrete edilmektedir. Tiroid fonksiyon bozukluklarının foliküler süreci etkileyerek over rezervi ile ilişkili olduğu öne sürülmüştür. Yapılan çalışmalarda otoimmun hipotiroidi hastalığının tanı ve tedavisiyle AMH seviyelerinin arttığı gözlenmiştir. Ancak otoimmun hipertiroidi ile AMH arasındaki veriler, bu konuda yapılan çalışmalar az olduğu için daha kısıtlı kalmaktadır. Bu çalışmada Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran reprodüktif yaşta otoimmün hipertiroidi tanısı alan kadın hastalarda ve sağlıklı kontrol grubunda, tiroid hormon testleri ve otoantikor düzeyleriyle AMH düzeyi arasında korelasyon olup olmadığını değerlendirmek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, prospektif kesitsel çalışmamıza Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nden tez onamı ve etik kurul onamı alınarak başlanmıştır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran 18-49 yaş arasında Otoimmün Hipertiroidi tanısı alan 20 kadın hasta ve kontrol grubu olarak da 18-49 yaş arasında 20 sağlıklı kadın dahil edilmiştir. İstatistiksel analiz için SPSS 15.0 for Windows programı kullanıldı. Sayısal değişkenlerin bağımsız iki grupta analizleri normal dağılım koşulu sağlandığında Student t Test ile normal dağılım koşulu sağlanmadığında Mann Whitney U testi ile yapıldı. Sayısal değişkenler arası ilişkiler parametrik test koşulu sağlanmadığından Spearman Korelasyon Analizi ile incelendi. Belirleyici faktörler Lineer Regresyon Analizi ile incelendi. Alfa anlamlılık seviyesi p˂0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan hasta grubunun ortalama yaşı 29,85 ± 6,47 (19-39) iken kontrol grubunun ortalama yaşı 29,90 ± 3,82 (24-38) olarak saptanmış olup, gruplar yaş ortalaması açısından benzerdi (p=0,976). Çalışmadaki hasta grubunda kontrol grubuna göre ortalama AMH düzeyi düşük bulundu ancak bu fark istatistiksel olarak anlamlılığa ulaşmadı (p=0,256). AMH düzeyi ile toplam çalışma grubumuzda yaş, fT4 ve GGT düzeyleri arasında negatif bir korelasyon saptandı (sırasıyla p=0,015 p=0,037 p=0,040). Hasta grubunda AMH düzeyi ile yaş ve TRAb değeri arasında negatif, hemoglobin düzeyi arasında pozitif bir korelasyon saptandı (sırasıyla p=0,021 p=0,046 p=0,045). Çalışmadaki hasta grubunda Anti-TPO negatif ve pozitif hastaların, oftalmopati olan ve olmayan hastaların AMH düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0,552 p=0,369). Hasta grubunda forward metot ile yapılan Lineer regresyon analizinde yaş, Anti-TPO, ALT en anlamlı faktörler olarak saptandı (sırasıyla p=0,002 p=0,003 p=0,041; R Square 0,773). Sonuç: Yapılan bu çalışma otoimmün hipertiroidi olan hastalarda TRAb değeri arttıkça ve toplam grubumuzdaki kadınlarda sT4 düzeyi arttıkça AMH düzeyinin azaldığını tespit etmiştir. Yani bu çalışma kadınlarda AMH düzeyinin hem tiroid disfonksiyonu hem de tiroid otoimmünitesi ile ilişkili olduğunu ve olumsuz etkilendiğini göstermiştir. Sağlıklı kontrol grubuna göre hasta grubumuzun ortalama AMH düzeyi düşük gibi gözükse de bu farkın istatistiksel olarak anlamlılığa ulaşmaması, çalışmamızdaki toplam katılımın az olmasından kaynaklandığı düşünüldü. Anahtar Kelimeler: Hipertiroidi, Graves hastalığı, Anti-Müllerian hormon, tiroid reseptör antikor