Kolestatik sıçanlarda karaciğer iskemi reperfüzyon hasarına karşı borik asitin koruyucu etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERKAN GÜLER
Danışman: Arif ASLANER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ Bu çalışmada kolestaz varlığında karaciğerde oluşan iskemi reperfüzon hasarında birtakım biyokimyasal ve histopatolojik parametreler incelenerek borik asidin etkilerini araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM Bu amaçla 24 Wistar Albino sıçan 3 gruba ayrıldı. A grubu kontrol, B grubu ortak safra kanalı ligasyonunu takiben 1 hafta sonra relaparotomi ile 45 dk iskemi ve 1 saat reperfüzyon uygulanan grup C grubu ortak safra kanalı ligasyonunu takiben 1 hafta sonra intraperitonel 200 mg/kg borik asit verildikten 10 dk sonra 45 dk iskemi ve 1 saat reperfüzyon uygulanan grup Deney sonunda intrakardiyak kan örnekleri ve karaciğerden doku örnekleri alınarak sıçanlar sakrifiye edildi. Kolestaz bulguları ve karaciğer hasarı değerlendirilmek üzere kan örneklerinden serum alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalen fosfataz (ALP), laktat dehidrogenaz (LDH), albumin, total bilirubin, direkt bilirubin, iskemi modifiye albumin (İMA), SCUBE-1, total antioksidan status (TAS), total oksidan status (TOS) düzeyleri incelendi. Doku örnekleri hematoksilen eozin ile boyanarak ışık mikroskobunda değerlendirildi. BULGULAR Serum ALT, AST, ALP, LDH, total bilirubin, direkt bilirubin düzeyleri kontrol grubunda düşükken, diğer gruplarda anlamlı olarak yüksekti. Borik asit verilen grupla iskemi reperfüzyon grubu arasında ise anlamlı fark yoktu. Albumin değeri kontrol grubunda yüksekken diğer gruplarda düşüktü. İki grup arasında ise fark yoktu. İMA düzeyleri açısından ise 3 grup arasında anlamlı farklılık yoktu. SCUBE-1 düzeyleri incelendiğinde kontrol grubuna göre iskemi reperfüzyon ve borik asit grubu anlamlı olarak yüksekti. İki grup arasında ise anlamlı farklılık yoktu. TAS borik asit verilen grupta en yuksekti. TOS ise iskemi reperfüzyon grubunda en yüksekken borik asit verilen grupta anlamlı ölçüde düşüktü. Histopatolojik olarak değerlendirildiğinde iskemi reperfüzyon grubunun hasar evresi yüksekken borik asit verilen grupla kontrol grubunun evreleri arasında anlamlı farklılık yoktu. SONUÇ Bu çalışmanın sonucunda borik asidin kolestatik karaciğer iskemi reperfüzyon hasarı üzerine koruyucu ve antioksidan etkileri olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Borik asit, iskemi reperfüzyon, karaciğer, kolestaz