Lomber disk hernisi operasyonundan sonra hastalarda görülen kas iskelet sistemi problemleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGE TAP GÜMÜŞ
Danışman: Tülay TEKDEMİR TİFTİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızın amacı, lomber disk hernisi (LDH) operasyonu sonrası şikayetleri devam eden hastalarda görülen kas iskelet sistemi sorunlarını detaylı olarak incelemektir. Böylece operasyon sonrası lomber bölge ve alt ekstremitede gelişen kas iskelet sistemi sorunlarına yönelik uygun fizik tedavi ve rehabilitasyon programı yapılarak, hastaneye tekrarlayan başvuru sayısını azaltmak ve hastaların sosyal yönden daha aktif bir yaşam sağlamasını amaçlamaktayız. Gereç ve Yöntem: Fiziksel tıp ve rehabilitasyon polikliniğine başvuran, 18- 60 yaş arası lomber disk herniasyonu sebebiyle operasyon geçiren 80 hasta ve kontrol grubu olarak 3 aydan uzun süreli tek taraflı radikülopati semptom, bulgu ve MRG ile gösterilmiş lomber seviyeli disk hernisi olan 40 katılımcı dahil edildi. Tüm katılımcıların demografik bilgileri kayıt edildi. Hastaların anamnezi alındı, hastalar fizik muayene (yapısal bozukluk, yürüme paterni, eklem hareket açıklığı, sakroiliak kompresyon testi, Schober, modifiye Schober, parmak-zemin mesafesi, femoral sinir germe, düz bacak kaldırma, çift bacak kaldırma, romberg, valleks nokta hassasiyeti, piriformis testleri, FADIR, FABER), nörolojik muayene (kas kuvveti, kas atrofisi, duyu muayenesi, derin tendon refleksleri (DTR)), Vizuel Analog Skala(VAS), Oswestry Bel Ağrısı Engellilik Anketi, Kısa form 36 (SF-36), Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, Leeds Assessment of Neuropathic Symptoms and Signs(LANSS), 6 Dakika Yürüme Testi (6DYT) ile değerlendirildi. Bilateral femoral kıkırdak kalınlığı ultrasonografik (USG) ölçümleri yapıldı. LDH operasyonu geçiren grupta alt ekstremitede bilateral posterior tibial ve common peroneal sinir motor ileti ve bilateral sural sinir duyu ileti çalışması yapıldı Bulgular: Çalışmamızda LDH operasyonu geçiren hasta grubunda radikulopatili tarafta femoral kıkırdak kalınlığı lateral kondil ölçümü sağlam taraftakilere göre anlamlı derecede daha kalın saptadık. LDH operasyonu geçiren grupta sağlam tarafta peroneal sinir motor amplitüd ölçümü radikulopatili tarafa göre anlamlı derecede daha yüksek tespit ettik. LDH operasyonu geçiren grubun radikülopatili taraf VAS ortalaması 4,78±2,46 idi, kontrol grubunun radikülopatili taraf VAS ortalalaması 7,98±0,70 idi. LDH operasyonu geçiren grubun LANNS skalası ortalamasını 4,78±2,46, kontrol grubunda LANNS ağrı skalası ortalamasını 11 7,98±0,70 saptadık. Oswestry Bel Ağrısı Engellilik Anketi LDH operasyonu geçiren grupta ortalama değeri 30,78±19,96 olup, kontrol grubunda 55,15±11,77 tespit ettik. LDH operasyonu geçiren grubun radikülopatili taraf üzerinde tek ayak durma süresi değerlendirildiğinde, hastaların radikülopati tarafında %28,8'i 10 sn olduğu, sağlam tarafta ise hastaların %3.8'i 10 sn olduğu tespit edildi. Kontrol grubunda, katılımcıların radikülopati tarafında %27,5'i 10 sn olduğu, sağlam tarafta ise hastaların, %40'ı 5-10 sn, %60'ı >10 sn olduğunu saptadık. 6 DKYT ortalamasını LDH operasyonu geçiren hasta grubunda 483,18±68,41 (m), kontrol grubunda ise 424,68±41,72 (m) tespit ettik. Semptom süresi ile radikulopatili tarafta tibial sinir motor hız ve sural sinir duyusal hız ölçümleri arasında negatif korelasyon tespit ettik. Tek ayak üzerinde durma testi sonucu 10 sn üzerinde olanların femoral kıkırdak kalınlığı medial kondil ve peroneal sinir motor amplitüd ölçümlerinin, tek ayak üzerinde durma testi 5 snden küçük olanlara göre anlamlı derecede daha yüksek olduğunu saptadık. Schober, modifiye Schober ölçümleri ile femoral kıkırdak kalınlığı ölçümleri arasında pozitif yönde istatiksel olarak anlamlı korelasyon saptadık. VAS ile radikulopatili tarafta femoral kıkırdak kalınlığı lateral-medial, tibial sinir motor hız, peroneal sinir motor amplitüd, sural sinir duyusal amplitüd arasında, sağlam tarafta ise sural sinir duyusal amplitüd ölçümleri arasında negatif yönde korelasyon saptadık. Radikülopatili tarafta, LANNS ile tibial sinir motor hız, peroneal sinir motor amplitüd, sural sinir duyusal amplitüd arasında, sağlam tarafta ise LANNS ile sural sinir duyusal amplitüd ölçümleri arasında negatif yönde korelasyon saptadık. Oswestry Bel Ağrısı Engelilik Anketi ile radikulopatili tarafta femoral kıkırdak lateral-medial kondil, tibial sinir motor hız, peroneal sinir motor amplitüd, sural sinir duyusal amplitüd ölçümleri arasında, sağlam tarafta ise femoral kıkırdak lateral kondil ölçümleri arasında negatif yönde istatistiksel olarak anlamlı derecede ilişki saptadık. Sonuç: LDH operasyonu geçiren hastalar değerlendirilirken sadece ağrıya odaklanmamak gerektiğini, hastanın bir bütün olarak değerlendirilip, hastanın fonksiyonelliğinin ön plana alınması gerektiğini düşünmekteyiz. Alt ekstremitede eklemlerinde dejeneratif değişikliklerin, denge problemlerinin, lomber bölgedeki hareket kısıtlılıklarının, denervasyon ve immobilizsayona bağlı gelişen kas 12 atrofilerinin önlenmesi için hastaların rehabilitasyon programına bel hareket açıklığı, postür, güçlendirme, denge-koordinasyon egzersizleri ve yürüme eğitimi eklenmesini önermekteyiz. Anahtar kelimeler: Lomber disk hernisi, spinal cerrahi, ultrasonografi, femoral kartilaj, elektronöromiyografi