1.trimester abortus imminens tanısı almış gebelerde kanama alanının varlığı, bu kanama alanının subkoryonik, subamniotik, retroplasental olmasının obstetrik sonuçlara etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OSMAN YASİN YEĞEN

Danışman: Salim ERKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, 1.trimesterde abortus imminens tanısı almış gebelerde kanama alanının varlığı, bu kanama alanının subkoryonik, subamniotik, retroplasental olmasının obstetrik sonuçlara etkisinin retrospektif olarak araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Etlik Zübeyde Hanım Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi erken gebelik servisinde 1/7/2017-1/7/2018 tarihleri arasında tekil gebeliği olan, servikal açıklığı bulunmayan, vajinal kanaması olan ve ultrasonografide kanama alanı izlenen abortus imminens tanısı ile hastaneye yatan 14. gebelik haftasının altındaki hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Abortus imminens tanısı ile takip edilen ultrasonografik olarak kanama alanı tespit edilen hastalar, kanama alanlarının lokalizasyonuna göre subamniotik, subkoryonik, retroplasental olarak gruplandırılarak her grubun ayrı ayrı gebelik prognozunu araştırmak için geçmiş hasta dosya kayıtları incelendi. Üç grup arasında karşılaştırılan abortus, preterm eylem, intrauterin gelişme geriliği (İUGG), polihidramnioz, erken membran rüptürü , malprezantasyon, gestasyonel hipertansiyon, gestasyonel diyabetes mellitus (GDM), membranların preterm prematür rüptürü (PPROM) komplikasyonları için risk taşıyan (çoğul gebelik, uterin anomaliler, sigara kullanımı, tekrarlayan abortus öyküsü, kronik hastalığı olanlar) ve gebelik takiplerine hastanemizde devam etmeyen, abortusu/doğumunu hastanemizde yapmayan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Araştırma kapsamında ilk olarak abortus imminens tanısı ile servise yatırılan 1287 hasta tarandı ve ultrasonografide kanama alanı izlenen 144 hasta tespit edildi. Takiplerine devam etmeyen, gebeliği hastanemizde sonlanmayan ve belirtilen risk faktörleri olan hastalar dışlandı ve araştırma kapsamına 82 hasta alındı. Tüm veriler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Hastalar kanama lokalizasyonuna göre gruplandırıldığında subkoryonik 57 (%69,5), subamniyotik 18 (%22) ve retroplasental 7 (%8,5) hasta mevcuttu . Genel komplikasyon oranı %57,3 bulunmuştur. Komplikasyonlardan en sık %28 ile abortus, ardından %14,6 ile preterm doğum ve %13,4 ile PPROM gelişmiştir. Abortus açısından ise gruplar arasında belirgin bir fark tespit edilmedi. Gruplar arasında PPROM, abortus, erken membran rüptürü, GDM, preeklampsi, İUGG, polihidramnioz, malprezentasyon, preterm doğum, miad doğum, primer sezaryan doğum (C/S), eski/mükerrer C/S, normal spontan doğum açısından belirgin bir fark izlenmedi. Sonuç: Çalışma sonucunda, her üç grup arasında kötü obstetrik sonuç açısından anlamlı fark gösterilememiştir. Ancak toplam izlenen obstetrik komplikasyonların her üç grupta da %50'nin üzerinde izlenmesi, literatürde de tespit edildiği gibi intrauterin hematomun lokalizasyondan bağımsız olarak obstetrik komplikasyonlar için risk faktörü olduğu açıktır. İntrauterin hematom tesbitinin, lokalizasyonunun klinik önem ve rolünün anlaşılabilmesi ve daha kesin veriler elde edilebilmesi için daha geniş hasta gruplarıyla yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.