Retrograd intrarenal cerrahide litotomi, t-tilt ve trendelenburg pozisyonlarının cerrahi sonuçlara etkisinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ALİ SAİD KILIÇALP

Danışman: Ömer Faruk BOZKURT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda retrograd intrarenal cerrahide (RIRS) standart dorsal litotomi pozisyonu yerine alternatif pozisyonların kullanımının intraoperatif ve postoperatif sonuçlara etkisini karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 1 Temmuz 2021- 31 Temmuz 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği'nde RIRS operasyonu yapılan hastaların cerrahi verileri retrospektif olarak incelendi. Toplam 223 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların preoperatif böbrek taşı tanıları ve postoperatif 1. aydaki taşsızlık oranı non-kontrast bilgisayarlı tomografi ile değerlendirildi. 3 mm'den küçük rezidü taşlar klinik olarak anlamsız kabul edildi. Preoperatif ve postoperatif 1.günde enfeksiyon parametreleri, demografik verileri ve postoperatif 1. aydaki taşsızlık oranları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda 223 hastanın 74'üne (%33,2) litotomi, 75'ine (%33,6) t-tilt ve 74'üne (%33,2) trendelenburg pozisyonunda RIRS uygulanmıştır. Üç grup karşılaştırıldığında; rezidü taş yüzdesi açısından t-tilt pozisyonunun diğer pozisyonlarla karşılaştırıldığında anlamlı olarak başarılı olduğu bulunmuştur (p=0,012). Preoperatif-postoperatif dönemdeki nötrofil-lenfosit oranı (NLR) ve sistemik immün-inflamatuvar indeksi (SII) progresyonları karşılaştırıldığında; t-tilt pozisyonunda standart dorsal litotomi pozisyonuna göre (NLR değişim p=0,022; NLR değişim yüzdesi p=0,029; SII değişim p=0,032; SII değişim yüzdesi p=0,035); trendelenburg pozisyonuna göre (NLR değişim p=0,013; NLR değişim yüzdesi p=0,021; SII değişim p=0,005; SII değişim yüzdesi p=0,007) fizyolojik stres yanıtındaki artışın daha sınırlı olduğu bulunmuştur. Enerji verimlilik katsayısı (EVK) ve Operatif verimlilik katsayısı (OVK) açısından pozisyonlar karşılaştırıldığında; t-tilt pozisyonu litotomi pozisyonuna göre daha verimli olduğu istatiksel olarak anlamlı bulunmuş olup; trendelenburg pozisyonuna göre anlamlı fark olmadığı bulunmuştur (T-tilt/litotomi EVK p=0,001; OVK p=0,001; t-tilt/trendelenburg EVK p=0,096; OVK p=0,299). Tek değişkenli lojistik regresyon sonuçlarında t-tilt pozisyonunun taşsızlık bakımından litotomiye göre 4,897 kat (p=0,007); trendelenburg'a göre 3,783 kat (p=0,026) daha başarılı olduğu bulunmuştur. ROC analizi ile bulunmuş olan 68,71 üzerindeki taş indeksine sahip olgularda t-tilt pozisyonunda %92 taşsızlık oranı sağlanarak diğer pozisyonlara göre belirgin üstünlük sağladığı belirlenmiştir (p=0,005). Sonuç: Çalışmamızda RIRS'ta t-tilt pozisyonunun kullanımının hem dorsal litotomi hem de trendelenburg pozisyonlarına göre cerrahi ve inflamatuvar sonuçlar açısından istatistiksel olarak anlamlı derecede üstün bulunmuştur. Özellikle taş indeksi 68,71'den büyük olan hastalarda t-tilt pozisyonun tercih edilmesi taşsızlık oranlarında anlamlı derecede artış sağlamaktadır. Sonuçlarımızın doğrulanması için prospektif ve daha yüksek hasta sayısı ile yapılan çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: Üriner taş, üreteroskopik cerrahi prosedür, pozisyon, postoperatif komplikasyonlar