Asetabulum yerleşimli primer ve sekonder malign kemik tümörlerinin tedavi planlaması ve cerrahi sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜSEYİN DOĞAN
Danışman: Güray TOĞRAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç : Pelvik tümör rezeksiyonu sonrası modüler hemipelvik endoprotez ile rekonstrüksiyon, kabul edilebilir bir komplikasyon oranı ile işlevselliği belirgin iyileştirebilmektedir. Periasetabuler tümör rezeksiyonu sonrası pelvik rekonstrüksiyon yöntemi teknik olarak zordur ve yüksek komplikasyon oranı ve yüksek morbidite oranları ile ilişkilidir. Bu çalışmada periasetabuler yerleşimli primer ve sekonder malign kemik tümörlerinin cerrahi tedavisinde kullanılan yöntemlerin araştırılması, tedavi sonrası gelişen komplikasyonlara seçilen cerrahi yöntemin ve malignitenin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem : Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Kliniğinde 2000-2022 yılları arasında periasetabuler bölgede primer veya sekonder malign kemik tümörü tanısı almış ve operasyon planlanmış 18-77 yaşları arasındaki 74 hastanın tümör tipleri, planlanan cerrahi yöntemleri ve operasyon sonrası gelişen komplikasyonları retrospektif olarak araştırılmıştır. Bulgular : Çalışmamıza yaş ortalaması 50,5 ± 17,6 olan 29'u kadın 45'i erkek ve 31'i primer malign kemik tümörü 43'ü sekonder malign kemik tümörü tanılı 74 olgu dahil edilmiştir. Olgularda en sık görülen postoperatif komplikasyon derin enfeksiyon (%18,9) olarak saptandı ve %85 olguda mortalite geliştiği tespit edildi. Mortalite olanlarda ortalama yaşam süresi 2,1 ± 1,3 olarak bulundu. En sık kullanılan cerrahi yöntemler sırasıyla T2R (%50) ve İK (%41,9) olarak saptandı. Sekonder tümör tanılı olgularda yaş ortalaması ve mortalite oranları primer tümör tanılı olgulara göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Ayrıca sekonder tümör tanılı olgularda anlamlı olarak daha yüksek oranlarda İK + Sementleme + CAGE + CC + TKP (%53,5) kullanıldığı tespit edildi. Primer tümör tanılı olgularda ise anlamlı olarak daha yüksek oranlarda T2R + CM-PP (%16,1), T2R + FFMA + CC + TKP (%16,1), T2R + Sementleme + CAGE + CC+ TKP (%12,9) kullanıldığı tespit edildi. Mortalite olan olgularda erkek cinsiyet oranı (%66,7) mortalite olmayan olgulardaki erkek cinsiyet oranlarına (%27,3) göre daha yüksek bulunmuştur. Mortalite olmayan olgularda anlamlı olarak daha yüksek oranlarda T2R + CM-PP (%36,4) kullanıldığı tespit edildi. Sonuç : Periasetabuler bölgede yerleşim gösteren tümörlerin cerrahi tedavisi sonrasında gelişen en önemli komplikasyon derin enfeksiyonlardır. Postoperatif dönemde fonksiyonelliği arttıran, komplikasyon oranlarını azaltan ve revizyon ihtiyacını minimalize eden standardize cerrahi tekniklerin belirlenebilmesi için geniş örneklemlerde çalışmalara ihtiyaç vardır.