Çocuk ve ergen psikiyatri polikliniğine başvuran ergenlerin internet oyun oynama bozukluğu ve sosyal medya bağımlılık oranları ve bunlarla ilişkili faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FULYA GÜÇLÜ
Danışman: Gül KARAÇETİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Çalışmamızın amacı, çocuk ve ergen psikiyatri polikliniğine başvuran ergenlerin internet oyun oynama bozukluğu ve sosyal medya bağımlılık oranlarını belirlemek, bunlarla ilişkili faktörleri değerlendirmek ve eş tanıları saptamaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmanın örneklem grubunu çocuk ve ergen psikiyatri polikliniğine Nisan 2023 – Temmuz 2023 tarihleri arasında başvuran 14-18 yaşındaki ergenler oluşturmuştur. Çalışmaya katılmayı kabul eden ergenlere İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği Kısa Formu (İOOBÖ9-KF) ve Bergen Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği Formu (BSMBÖ) uygulanmış olup, bu ölçeklerin herhangi birinden eşik değeri geçen ergenlerle psikiyatrik görüşme yapılmıştır. Psikiyatrik görüşmede ergenlerin klinik olarak İOOB ve SMB tanısı alıp almadıkları değerlendirilmiştir. Bu tanılardan herhangi birini karşılayan ergenler ve aileleriyle araştırmacı tarafından hazırlanmış sosyodemografik veri formu uygulanmıştır. Ayrıca İOOB ve/veya SMB tanısı almış tüm ergenlere Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli-Türkçe Versiyonu (ÇDŞG-ŞY-T) uygulanmıştır. BULGULAR: Araştırmada 516 katılımcı, ölçüm araçlarıyla taranmış ve bu katılımcıların 116'sı (%22.5) ölçek puanlarında eşik değer üstünde puan almıştır. Katılımcılar klinik görüşmeyle değerlendirildiğinde, bu 116 olgudan 45'inin (%38.8) İOOB/SMB tanılarını karşılamadığı belirlenirken, geriye kalan 71 katılımcının (%61.2) ise İOOB/SMB tanı kriterlerini karşıladığı tespit edilmiştir. Araştırmada 516 kişi bir araya getirildiğinde, bu katılımcıların 16'sı (%3,1) İOOBÖ9-KF için eşik değeri geçmiş, 97'si (%18.7) BSMBÖ için eşik değeri geçmiş; 3 katılımcı da (%0.5) hem İOOBÖ9-KF hem BSMBÖ için belirlenen eşik değerleri geçmiştir. Araştırmada 516 katılımcı bir araya getirildiğinde, İOOB tanısı 14 (%2.7) katılımcıda, SMB tanısı ise 57 katılımcıda (%11.01) görülmüştür. Cinsiyet dağılımına bakıldığında, İOOB vakalarında erkek cinsiyet oranının, SMB vakalarında ise kız cinsiyet oranının baskın olduğu gözlemlenmiştir. Her iki grupta da en yaygın başvuru şikâyeti mutsuzluk ve keyifsizlik olmuştur. İOOB olgularında en sık görülen tanılar sırasıyla dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) (%64.3), depresyon (%35.7) ve sosyal fobi (SF) (%35.7) iken; SMB olgularında en sık sırasıyla depresyon (%50.9), yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) (%38.6) ve SF (%36.8) gözlenmiştir. Ayrıca SMB tanılı olguların YAB tanı oranının İOOB tanılı olgulardan anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulunmuşken; İOOB tanılı olguların DEHB tanı oranının SMB tanılı olgulardan anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulunmuştur. SONUÇ: İOOB ve SMB'nin klinik değerlendirme sonrası prevalanslarının, yalnızca ölçek puanlarına dayalı olan prevalansına göre daha düşük olduğu bulunmuştur. Bu durum, bireyin ölçekte kesme puanını aşmış olmasına rağmen klinik olarak tanıyı karşılamayabileceğini göstermektedir ve bu durumun prevalans çalışmalarını etkileyebileceği düşünülmektedir. SMB'nin İOOB'den daha sık görüldüğü belirlenmiştir. SMB'nin kızlarda, İOOB'nin ise erkeklerde daha yaygın olduğu saptanmıştır. Polikliniğe başvuru şikayetleri, internet oyunu oynamak ve sosyal medyaya girmek gibi nedenlerden farklılık göstermektedir. İOOB ve SMB vakalarında eş tanıların sıkça görüldüğü saptanmıştır.