Santral erken puberte ile takipli olguların klinik ve laboratuvar bulgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ OĞUZ

Danışman: Behzat ÖZKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Bu çalışmada hastanemiz Çocuk Endokrinoloji polikliniğinde santral erken puberte tanısı almış hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verilerini analiz edip; hastaların tanı yaşlarını, tanı anındaki kemik yaşlarını, cinsiyet dağılımlarını, en sık başvuru şikayetlerini, laboratuvar özelliklerini ve tedavi sürelerini belirleyerek elde edilen verileri karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniğinde son 10 yıl içerisinde Santral Erken Puberte tanısı konularak izlenen 164'ü kız olmak üzere; toplam 166 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların bilgileri dosyalardan geriye dönük olarak incelendi ve elde edilen veriler hazırlanan olgu-tanı-izlem formlarına kaydedilerek değerlendirildi. Bulgular: Hastaların ortalama takvim yaşları 7,7±1,1 (3-10 yaş) idi. Kemik yaşları ise ortalama 9,9±1,7 (3-13 yaş) idi. Hastaların tanı anındaki kemik yaşları, takvim yaşına göre ortalama iki yıl ileri idi (t=23,790; p 95 p), 131 (%78,7) hasta ise normal kilolu değerlendirildi. En sık başvuru yakınması meme büyümesi idi. Fizik muayenede hastaların 145'inde (%87,3) meme büyümesi, 37'sinde (%22,3) pubik kıllanma, 27'sinde (%16,3) aksiller kıllanma saptandı. Sonuç: Santral Erken Puberte çocukluk döneminde oldukça nadir görülen bir patoloji olup, genel popülasyonda görülme sıklığı 1:5000-10000'dir. Çalışmamızda da literatür ile uyumlu olacak şekilde kız hastalarımızda erkek olgulardan fazla oranda santral puberte prekoks saptadık. Kız olgularımızın %8 inde organik patoloji saptarken, erkek olguların %50 sinde organik patoloji saptanmadı. Günümüzde düzelen sosyo-ekonomik koşullar ve daha iyi beslenme koşullarının sağlanmasına paralel olarak normal puberte başlangıç yaşı daha erken yaşlara kaymaktadır. Kliniğimizde santral puberte prekoks tanısı ile izlenen olguların; tanı yaşları, cinsiyet dağılımları, klinik ve laboratuvar özellikleri, literatür verileri ile kıyaslandı; Buna göre santral erken puberte tanı yaşları kız hastalarımızda ortalama 7,7 yaş; her ne kadar erkek olguların sayısı az olsa da erkeklerde ortalama tanı yaşı 5,5 yaş saptanarak güncel literatür verileri ile uyumlu değerlendirildi. Anahtar kelimeler: Follikül Uyarıcı Hormon, Gonadotropin Salgılatıcı Hormon, Lüteinizan Hormon, Santral Puberte Prekoks, Tanner Evrelemesi