Hafif kafa travması geçiren pediatrik hastalarda travmatik beyin yaralanması ile serum uch-l1 ve gfap düzeyleri arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEMİH İRFAN URUÇ
Danışman: Özgür SÖĞÜT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Hafif kafa travması nedeniyle başvuran pediatrik hastalarda bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) sıklıkla kullanılmakta olup, bu durum gereksiz radyasyon maruziyetine yol açabilmektedir. Travmatik beyin hasarının (TBH) erken ve güvenilir şekilde saptanabilmesi için klinik değerlendirmeye ek bir biyolojik belirtece ihtiyaç duyulmaktadır. Nöronal hasarı gösteren ubikuitin C-terminal hidrolaz L1 (UCH-L1) ve astrosit hasarını yansıtan glial fibriler asidik protein (GFAP), kafa travmasının biyokimyasal etkilerini kısa sürede ortaya koyabilen iki önemli biyobelirteçtir. Bu çalışmanın amacı, a) serum UCH-L1 ve GFAP düzeylerinin hafif kafa travmalı pediatrik hastalarda TBH varlığını öngörmedeki tanısal değerini belirlemek, b) Bu hastalarda ilk başvuruda ölçülen serum UCH-L1 ve GFAP seviyelerinin gereksiz BBT'lerin kullanımını azaltmak için intrakraniyal hasarın değerlendirilmesinde prediktif rolününün araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Prospektif, gözlemsel tek merkezli olarak yapılan bu çalışmaya izole hafif kafa travması (Glasgow Koma Skoru [GKS]: 14-15) sonrası ilk 12 saatte başvuran ve Pediatric Emergency Care Applied Research Network (PECARN) kurallarına göre kontrastsız BBT çekim kararı verilen 18 yaş altı 62 pediatrik hasta ile benzer yaş ve cinsiyette 28 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Hastalardan ve sağlıklı bireylerden alınan periferik kan numunelerinden serum UCH-L1 ve GFAP düzeyleri Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELİSA) yönetimi ile ölçüldü. Ayrıca, BBT bulgularına göre hastalar TBH'ı olan ve TBH'ı olmayan şeklinde iki gruba ayrıldı. Gruplar arasında serum UCH-L1 ve GFAP düzeyleri karşılaştırıldı. Bulgular Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında hafif kafa travmalı pediatrik hastalarda ortalama serum UCH-L1 düzeyi anlamlı artmış idi (0,90 ± 0,40 vs. 7,40±5,60, p<0,001). Benzer şekilde, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında hasta grubunda ortalama serum GFAP düzeyi anlamlı artmış olarak saptandı (1,00 ± 0,20 vs. 2,60 ± 1,20, p<0.001). TBH'ı olmayan hastalarla karşılaştırıldığında TBH'ı olan hastalarda ortalama serum GFAP ve UCH-L1 düzeyleri anlamlı olarak artmış saptandı (her iki karşılaştırma için, p<0,001). Bununla birlikte, TBH'ı göstermede serum UCH-L1 için en uygun cut-off x değeri 6,275 ng/dL olarak saptandı (AUC 0,888 [0,809-0,967]; %75,8 duyarlılık, %86,2 özgüllük). Ayrıca TBH'nı göstermede serum GFAP için en uygun cut-off değeri 2,296 ng/dL olarak belirlendi (Eğri altında kalan alan [AUC] 0,824 [0,715-0,933]; %81,8 duyarlılık, %79,3 özgüllük). Sonuç Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında, hafif kafa travmalı pediatrik hastalarda periferik kanda ölçülebilen beyin hasarı biyobelirteçlerinden UCH-L1 ve GFAP düzeyleri önemli ölçüde yükselmiştir. PECARN klinik karar verme kuralları ile birlikte serum GFAP ve UCH-L1 düzeyleri bu hastalarda kontrastsız BBT çekim kararı verme sürecinde yüksek bir tanısal etkinliğe sahip olup beyin hasarını öngörmede yararlı bir biyobelirteç olarak kullanılabilir.