Böbrek naklinde greft survini etkileyen risk faktörlerinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MÜCAHİT ERGÜL
Danışman: Ebru GÖK OĞUZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Böbrek nakli SDBY (son dönem böbrek yetmezliği)'nin en üstün tedavi yöntemidir. Allograft sağ kalımını etkileyen birçok faktör olup çalışmamızda alıcıların demografik verileri, KBY (kronik böbrek yetmezliği) primer etiyolojisi, nakil öncesi HD (hemodiyaliz)/PD (periton diyalizi) tedavileri veya preemptif nakil yapılması, gelişen komplikasyonlar ve immünsüpresif tedavilerin greft sağ kalımına etkisini incelemeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız Nefroloji Kliniği Transplantasyon Polikliniği'ne 01 Eylül 2020 ve 01 Kasım 2020 tarihleri arasında takip ve tedavi devamı nedeniyle başvuran 126 böbrek nakilli hasta dahil edilerek retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. BULGULAR: Hastaların kronik böbrek yetmezliği primer etiyolojileri 33 (%26,2) hipertansiyon, 23 (%18,3) postrenal olaylar, 17 (%13,5) glomerülonefrit, 15 (%11,9) diabetes mellitus, 5 (%4) tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, 4 (%3,2) polikistik böbrek hastalığı, 4 (%3,2) Ailevi Akdeniz Ateşi amiloidozu, 1 (%0,8) Fabry hastalığı ve 24 (%19) nedeni bilinmeyen böbrek yetmezliği şeklindedir. Hastalarımız canlıkadavra vericisi olanlar ve GFH (glomerüler filtrasyon hızı) 0,999). Akut humoral rejeksiyon 10 (%7,9), kronik rejeksiyon 13 (%10,3) ve KAN 15 (%11,9) hastada görülmüş olup GFH<60 ml/dk/1.73 m2 ve GFH≥ 60 ml/dk/1.73 m2 grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmışken (p=0,002, p=0,037, p=0,012) akut hücresel rejeksiyon 5 hastada görülmüş ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,065). SONUÇ: Çalışmamızda etiyolojide HT olması, nakil öncesi HD/PD süresi, retransplantasyon öyküsü, rejeksiyon atakları, özellikle akut hücresel rejeksiyon ve kronik rejeksiyon, KAN gelişmesi, cerrahi komplikasyonlar özellikle lenfosel olması, nakil sonrası malignite saptanması, class 1 ve class 2 PRA pozitifliğinin greft survisini olumsuz etkilediği saptanmıştır. Güncel çalışmalar böbrek naklinde hasta ve greft survisini etkileyen çok sayıda risk faktörünün olduğunu göstermektedir. Eski çalışmalarla kıyaslandığında immünpatolojinin daha iyi anlaşılması ile gelişen immünsüpresif tedaviler, cerrahi teknik başarısının artması ve hasta bakımının iyileşmesi ile gün geçtikçe greft ve hasta kaybını etkileyen risk faktörlerinin değiştiği görülmektedir. Değişen risk faktörlerinin saptanması, komplikasyonların erken tanınması, non-invaziv tanı yöntemlerinin geliştirilmesi böbrek naklinde başarımızın artacağını göstermektedir.