Ortogeriatrik bakım planı ile izlenen 65 yaş üstü kalça kırığı hastalarında malnütrisyon riski ile ilişkili faktörler ve klinik sonuçlarının incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FIRAT EMİR
Danışman: Gözde ŞENGÜL AYÇİÇEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET ORTOGERİATRİK BAKIM PLANI İLE İZLENEN 65 YAŞ ÜSTÜ KALÇA KIRIĞI HASTALARINDA MALNÜTRİSYON RİSKİ İLE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER VE KLİNİK SONUÇLARIN İNCELENMESİ Giriş ve Amaç: Dünya genelinde artan yaşlı nüfusla birlikte kalça kırıkları; yüksek mortalite, morbidite ve fonksiyonel kayıpla seyreden kompleks bir geriatrik sendrom ve ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bu sürecin yönetimi, ortopedi ve geriatri disiplinlerinin koordineli çalıştığı 'Ortogeriatrik Bakım' modellerini zorunlu kılmaktadır. Bakım planının temel bileşeni olan nutrisyonel durum, iyileşme kapasitesini doğrudan etkilerken; hastaların önemli bir kısmı yatış anında malnütrisyon riski taşımaktadır. Bu çalışmada; ortogeriatrik bakım planı dahilinde takip edilen 65 yaş ve üzeri kalça kırığı hastalarında malnütrisyon prevalansı ile ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi; ayrıca malnütrisyonun hastane yatış süresi, postoperatif komplikasyonlar, geri başvuru ve mortalite gibi klinik sonuçlar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma; Ocak 2024 - Kasım 2025 tarihleri arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde kalça kırığı tanısıyla ortogeriatrik bakım planı dahilinde izlenen 65 yaş ve üzeri 103 hastanın verilerinin incelendiği retrospektif, tek merkezli, gözlemsel bir kohort çalışmasıdır. Araştırma için etik kurul onayı alınmıştır (AEŞH-BADEK-2025-0272). Hastaların nutrisyonel durumları MNA-SF ve GLIM kriterleri ile; kapsamlı geriatrik değerlendirme parametreleri ise Katz GTYA, Lawton- Brody EGTYA, Mini-Cog, 4AT, Geriatrik Depresyon Ölçeği, Klinik Kırılganlık Ölçeği, SARC-F, El Kavrama Gücü ve EAT-10 testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Klinik sonuçlar kapsamında; hastane ve yoğun bakım yatış süreleri, postoperatif komplikasyonlar, basınç yarası gelişimi, mobilizasyon durumu ile 30 ve 90 günlük mortalite ve geri başvuru oranları takip edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS v25.0 yazılımı kullanılmış; istatistiksel anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşı 80,1 ± 7,9 yıl olan toplam 103 hasta (%63,1 kadın, %36,9 erkek) dahil edilmiştir. MNA-SF skoruna göre hastaların %33,0'ü malnütrisyonlu, %52,4'ü ise malnütrisyon riski altında saptanırken; GLIM kriterlerine göre malnütrisyon prevalansı %38,5 olarak bulunmuştur. Malnütrisyonun eşlik ettiği xii grupta; Klinik Kırılganlık Ölçeği (CFS), sarkopeni riski (SARC-F), kognitif etkilenme (4AT), depresif belirti yükü (GDS) ve yutma güçlüğü (EAT-10) skorları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p < 0,05). Laboratuvar verilerinde prealbümin ve D vitamini düzeyleri malnütrisyonlu grupta anlamlı derecede düşük saptanmıştır (p < 0,05). Çok değişkenli regresyon analizinde; basınç yarası gelişimi toplam hastane yatış süresini bağımsız bir faktör olarak %66 oranında artırmaktadır (exp(B)=1,660; p = 0,001). Ameliyat öncesi bekleme süresinin 38 saati aşması basınç yarası gelişimi ile anlamlı ilişkili bulunmuştur (p = 0,007). Lojistik regresyon analizinde, MNA-SF ile saptanan aşikar malnütrisyonun basınç yarası geliştirme riskini yedi buçuk kat (OR: 7,49; p = 0,057) artırma eğiliminde olduğu saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışma, ortogeriatrik bakım planı dahilinde malnütrisyonun erken dönemde saptanmasının klinik süreç yönetimi ve komplikasyonların önlenmesi üzerindeki belirleyici rolünü ortaya koymuştur. Elde edilen veriler, malnütrisyonun bu popülasyonda sarkopeni, kırılganlık, depresif belirti yükü ve nörobilişsel bozulma ile karakterize kompleks bir geriatrik sendromlar bütününün "tetikleyici odağı" olduğunu kanıtlamaktadır. MNA-SF ve GLIM kriterleri arasında saptanan prevalans farkı, "yüksek duyarlılıklı tarama" ile "spesifik tanısal doğrulama" basamaklarının metodolojik olarak birbirini tamamlaması gerektiğini doğrulamaktadır. Çalışmamızda malnütrisyonun; basınç yarası riskini yedi buçuk kat (OR=7,49) artırma eğiliminde olduğu ve malnütrisyonu olan hastalarda basınç yarası varlığının hastane yatış süresini %66 oranında uzatan en güçlü klinik öngörücü olduğu saptanmıştır. Kısa dönem mortalite ile anlamlı ilişki saptanmamış olsa da; nütrisyonel durumun sistemik fizyolojik rezervi yansıtan ve klinik gidişatı bütüncül olarak etkileyen temel bir parametre olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalça Kırığı, Malnütrisyon, Ortogeriatrik Bakım, MNA- SF, GLIM Kriterleri, Kapsamlı Geriatrik Değerlendirme, Basınç Yarası.