Basit febril nöbet ve komplike febril nöbet tanısı alan çocuk hastalarda oksidatif strese bağlı gelişen DNA hasarının, bir biyobelirteç olan 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin (8-OHdG) seviyesiyle karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FADİME ZÜMER ÖZTÜRK

Danışman: Ayşe KAÇAR BAYRAM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Çocukluk çağı nöbetlerinin çoğunluğunu ateşli nöbetler oluşturur. Ateşli nöbetler süreye, fiziksel özelliklerine ve tekrarlama paternlerine göre basit veya komplike febril konvulsiyon olarak iki gruba ayrılır. Febril status epileptikus ise komplike febril konvulsiyonların alt grubudur. Ateşli nöbetlerin nedeni çok faktörlüdür, genetik duyarlılık, perinatal faktörler, enfeksiyonlar, ailede febril konvulsiyon öyküsü ve bazı aşılar ateşli nöbetlere yatkınlık oluşturabilir. Çoğu febril konvulsiyon kendi kendine sonlanır ve antiepileptik ilaçlarla uzun süreli tedavi gerektirmez ancak komlike ve uzamış febril konvulsiyonların etiyolojideki diğer faktörlerle beraber oksidatif strese bağlı DNA hasarına bağlı olarak tekrarlayan nöbetlere ve epilepsiye neden olabileceği düşünülmüştür. Serbest radikallerin oksidatif hasar sonucunda DNA oksidasyonuna sebep olmasıyla açığa çıkan 8-hidroksi-2'deoksiguanozin (8-OHdG) ile oksidatif hasar varlığı tespit edilir. Yüksek 8-OHdG düzeyleri potansiyel mutajenik özelliğe sahip olup doku, plazma ve idrarda biyokimyasal belirteç olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, basit ve komplike febril konvulsiyon geçiren hastalarda artmış serbest radikal salınımıyla oluşan oksidatif stresin 8-OHdG ile ölçülen düzeylerinin kontrol grubu ile karşılaştırılıp, tekrarlayan nöbetler, uzamış nöbetler ve epilepsi ile ilişkisini aydınlatmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya kliniğimize basit febril konvulsiyon (BFK) ile başvuran 50, komplike febril konvulsiyon (KFK) ile başvuran 49 hasta ve bilinen kronik bir hastalığı ve konvulsiyon öyküsü olmayan 57 sağlıklı çocuk dahil edildi. Bulgular: Çalışmaya 99'u febril konvulsiyon, 57 si kontrol grubu olmak üzere 147 çocuk dahil edildi. Febril konvulsiyonlu (FK) hastaların 50'si BFK, 49'u KFK ile başvurdu. BFK ile başvuran hastaların ortalama yaşı 24 ay, KFK ile başvuran hastaların ortalama yaşı 22 ay olarak bulundu. KFK ile başvuran hastalarda kardeşte ateşli nöbet öyküsü (%22,4), BFK ile başvuran hastalardan (%8) fazlaydı (p<0,001). BFK ve KFK gruplarında ebeveynde nöbet öyküsü bulunan hasta sayısı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak fazlaydı (p<0,001). KFK grubunda antiepileptik kullanan hasta sayısı istatistiksel olarak BFK grubundan yüksekti (<0,001). KFK grubunda tekrarlayan nöbet sayısı BFK grubundan istatistiksel olarak yüksek bulundu (<0,001). BFK ve KFK gruplarında ailesinde epilepsi olan hasta sayısı istatistiksel olarak benzerdi. Ortalama 8-OHdG düzeyi BFK grubunda 31,91 ng/mL, KFK grubunda 41,22 ng/mL ve kontrol grubunda 24,05 ng/mL bulundu (p<0,001). KFK ve kontrol gruplarını ayırmada (ya da KFK'yı öngörmede) 8-OHdG için eğri altında kalan alan (AUC) değeri istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,001). BFK ve kontrol grubunda 8-OH-dG için AUC değeri istatistiksel olarak önemli bulundu(p=0,001). BFK ve KFK grupları için yapılan ROC eğrisi analizine göre 8-OH-dG için AUC değeri istatistiksel olarak önemli değildi (p=0,189). Sonuçlar: 8-OHdG düzeyleri hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı yüksek bulunmuştur. Sonuçlar 8-OhdG'nin ateşli nöbet geçiren hastalarda etiyopatogenezde rol oynadığını düşündürmektedir. Çalışmamızın sonuçları nöbetin şiddeti, tekrarlayan nöbetler ve kronik süreçte epilepsiye gidişi öngörmek açısından febril konvulsiyona yaklaşım ve ilerde tedavi prensiplerindeki değişikliklere ışık tutabilmesi açısından önemlidir. Çalışmamız, febril konvülziyonda pediatrik yaş grubunda 8-OHdG'nin kontrol grubuna göre düzeylerinin karşılaştırıldığı ilk insan çalışması ve pediatrik yaş grubunda yapılan ilk çalışmadır.