Çocukluk çağı epileptik ensefalopati hastalarında miR-324, miR-34c VE miR-335'in patofizyolojiye etkilerinin araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUBA KÖSE ALMALI

Danışman: Ender Mehmet ÇOŞKUNPINAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Epileptik ensefalopatilerin oluşumunda etkili olduğu düşünülen miRNA'ların ekspresyon seviyelerinin ve miRNA hedef gen ilişkisinin tespit edilmesi, epileptik ensefalopatilere ilişkin ülkemizde oluşturulabilecek gen panellerinde kullanılabilecek aday biyobelirteçlerin tespiti ve prognoza yönelik uygulanan tedavi protokollerinin geliştirilmesine katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatri departmanında tanı konulan 1 aylık ve 18 yaş arası 30 Epileptik Ensefalopati tanılı hasta ve 20 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Gönüllüler "gönüllü olur formu" imzaladıktan sonra rutin izlem sırasında 2 ml EDTA'lı tüpe kan örneği alındı. Plazma örneklerinden miRNA ve tam kandan hedef genlerin ekspresyon seviyelerinin tespiti için Trizol ile Total RNA izolasyonu yapıldı. İzole edilen miRNA ve mRNA'ların saflık ve konsantrasyon değerleri spektrofotometrik ölçümle tespit edildi. Elde edilen miRNA ve mRNA örneklerinden ticari cDNA sentez kitleri kullanılarak cDNA sentezi gerçekleştirildi. cDNA örnekleri ile Real Time PCR yapılarak genlerin ekspresyon seviyeleri tespit edildi. Genlerin ekspresyon seviyeleri ΔΔCt (Delta delta Ct) yöntemi ile analiz edildi. Elde edilen veriler Geneglobe programı ile değerlendirildi. İstatistik olarak anlamlılık sınırı P>0.05 kabul edildi. Bulgular: miRNA analizlerinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamış olmakla birlikte, miR-34c-5p ve miR-335-5p'nin hasta grubunda artış eğilimi gösterdiği belirlenmiştir. miR-324-5p düzeylerinin ise her iki grupta benzer olduğu görülmüştür. Hedef gen analizlerinde IL1B ekspresyonunun hasta grubunda anlamlı düzeyde arttığı (38.55 kat; p=0.046), HMGB1 geninde ise 9.42 katlık bir artış olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı ortaya konmuştur. SCN3A geninde 37.10 katlık bir artış olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç: Bu bulgular, epileptik ensefalopatilerde periferik inflamatuvar yanıtın özellikle IL1B üzerinden belirginleşebileceğini; miRNA düzeylerinin ise hastalığın klinik özellikleri ve örnek türüne bağlı olarak heterojen bir düzenlenim gösterebileceğini düşündürmektedir.