Yaygın anksiyete bozukluğunda mizofoni sıklığı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ TOROS
Danışman: Sinay ÖNEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Mizofoni, muzdarip olanların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen, kişinin mesleki ve sosyal işlevselliklerini bozabilecek, iletişimini aksatabilecek bir tür azalmış ses toleransıdır. Mizofoniden etkilenen kişiler, her bireye özgü belirli ses uyaranlarına maruz kaldıklarında, genellikle aşırı buldukları istenmeyen duygular yaşarlar. Yaklaşık 20 yıllık bir geçmişi olan mizofoni ile ilgili çalışmaların günümüzde daha da sıklaşması ile yakın gelecekte mizofoninin ruhsal bozukluklardaki yerini belirlemek kolaylaşacaktır. Geniş örneklemde yapılacak bu çalışmalar yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen mizofoninin gelişimini, mizofoni ile ilişkili diğer bozuklukları tanımak ve mizofoniye yönelik tedavi protokolleri geliştirebilmek adına önemlidir. Mizofoni ve anksiyete ilişkisinden yola çıkarak, bu çalışmada yaygın anksiyete bozukluğu tanısı almış bireylerde mizofoni belirtilerinin sıklığını, özelliklerini ve anksiyete düzeyi ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Mizofoninin henüz DSM-5 ve ICD-10 gibi tanısal sınıflamalarda yer almaması ile birlikte birçok hastalık ile paralellik göstermesi ve işlevselliği etkileyebilmesi mizofoniyi ilgi çekici kılmaktadır. Mizofoni çalışmalarının genellikle vaka serilerinden oluşması ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu ve mizofoni sıklığının daha önce geniş ölçekli araştırılmamış olması bizi bu çalışma için yüreklendirmiştir. Gereç ve Yöntemler: Bu kesitsel gözlemsel çalışma SBÜ Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri polikliniğine 15/12/2022 – 15/06/2023 tarihleri arası başvuran, DSM-5 tanı kriterlerine göre Yaygın Anksiyete Bozukluğu tanısı alan, araştırmaya katılmaya gönüllü 200 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Tüm katılımcılar çalışma hakkında bilgi verilmiş ve yazılı onamları alınmıştır. Katılımcılara araştırmacılar tarafından hazırlanan sosyodemografik veri formu, Yaygın Anksiyete Bozukluğu-7 (YAB-7) testi, Mizofoni Görüşme Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği verilmiştir. Bulgular: Çalışma sonuçlarımız YAB'lu bireylerde mizofoni tanısı sıklığının ve tanı kriterlerini karşılamayan mizofonik belirtilerin sıklığının genel popülasyondan daha vi fazla olduğunu, YAB'lu bireylerde anksiyete ve depresif belirti şiddeti arttıkça mizofonik belirtilerin arttığını, YAB-şiddeti, anksiyete ve depresif belirtilerin mizofonik belirtileri yordadığını göstermiştir. YAB'lu bireylerde Mizofoni tanısının kadınlarda erkeklerden daha fazla olduğu, başlangıç yaşı, hastalık seyri, eşlik eden öfke, iğrenme gibi duygular, kaçınma ve baş etme davranışları bakımından YAB ile mizofoni arasında klinik benzerlikler olduğu bulunmuştur. Bu nedenle psikiyatri polikliniğine anksiyete yakınması ile başvuran hastalarda mizofoni belirtilerinin sorgulanması hem ayırıcı tanı hem de YAB ile komorbiditenin tanınması bakımından önemlidir. Sonuçlar: Mizofoni tanısı konulduğunda hastanın YAB semptomlarının farmakolojik ve psikoterapötik tedavisinin yanında, mizofonik belirti ve tepkilere yönelik psikiyatrik müdahalelerin eş zamanlı uygulanması hastanın işlevselliğinin artmasına katkıda bulunacaktır. Mizofonik belirtileri olan bireylerin tedavi başvurularının arttırılması için toplumsal farkındalığın sağlanması gereklidir. Mizofoni ayrı bir tanı olarak mı kabul edilmelidir, sınıflandırma sisteminde nasıl yer almalıdır ve tedavisinde ne yapılmalıdır gibi sorulara yanıt bulunması için geniş örneklemli ve kapsamlı daha çok araştırmaya gerek olduğu açıktır. Anahtar Kelimeler: mizofoni, yaygın anksiyete bozukluğu, anksiyete, depresyon