Hipertansif kriz hastalarında near infrared spectroscopy (NIRS) ile beyin oksijenizasyonunun değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET DEMİREL
Danışman: Asım KALKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hipertansiyon durumunda beyin oksijenizasyonu değişmektedir. Beyin ve doku oksijenizasyonunu NIRS yöntemi ile ölçülebilir. Çalışmamızın temel amacı hipertansiyon durumlarında beyin oksijenizasyonunun değişip değişmediğini NIRS yöntemi ile belirleyip belirleyemeyeceğimizi araştırmaktır. Böylece bu yöntemle hastalarımızın beyin oksijenizasyonunu sürekli şekilde takip edip gelişebilecek patolojik durumları ön görebiliriz düşüncesindeyiz. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza hastaneye hipertansif atakla başvurup başvuru anında semptomu olan, 18 yaşından büyük, akut nörolojik hasarı olmayan hastalar dahil edildi. Hastaların başvuru anında NIRS ölçümleri yapıldı ve iv antihipertansif tedavi başlandı, tansiyonları düşürüldü. Tedavi süresince 0. 15. 30. ve 60. dk NIRS ölçümleri ve kan basıncı değerleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen hastaların 35'i erkek, 19'u kadındı. DKB'nin ilk ölçümü ile beynin hem sağ hem sol lobunun oksijenizasyonu arasında istatistiksel olarak anlam vardı. (p<0,05) DKB'nin ilk ölçümü ile RrSO2_0 ve LrSO2_30 dakika arasında negatif yönlü orta derecede, diğer rSO2'ler ile ise hafif derecede negatif yönlü korelasyon mevcuttu. Şöyle ki, DKB'nin ilk ölçümü ne kadar yüksekse beynin oksijenizasyonu o kadar düşük tespit ediliyordu. SKB'nin tüm ölçümleri ile hem sağ hem sol beyin oksijenizasyonu arasında istatistiksel olarak anlam bulunamadı. Ayrıca bu ölçümler ile oksijenizasyon arasında korelasyon da tespit edilmedi. Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızın bulgularına göre hipertansif ataklarda diyastolik kan basıncı değişiklikleri beyin oksijenizasyonunu etkilemektedir. NIRS'in bir monitör olarak hipertansif ataklarda akut dönemde kullanılabilir olduğunu söylemek zordur. Bunun temel sebebi sistolik kan basıncı ile beyin oksijenizasyonu arasında ilişki bulamamamızdır. Fakat bu hastalarda uzun süreli NIRS monitorizasyonunun yapıldığı çalışmaların yapılması hipotezimizi ve NIRS'in bir monitorizasyon yöntemi olarak kullanilabileceğini gösterebilir. Anahtar kelimeler: Hipertansif kriz, NIRS, hipertansiyon