Kliniğimizde takip edilen premenapozal hastalarda anormal uterin kanamalarda levonorgestrel kullanımının etkinliğinin retrospektif değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAZAL EKŞİ

Danışman: Niyazi TUĞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: menstrual kanama 4 ila 6 gün sürer ve ortalama 20-60 mL kan kaybı gerçekleşir. Perimenapozal dönemdeki kadınların %50'sinde reproduktif dönemdeki kadınların ise %9-30'u anormal uterin kanama ile karşılaşmaktadır. Anormal uterin kanama tedavisinde öncelikle altta yatan patoloji araştırılarak nedene yönelik tedavi planlanmalıdır. Kanama miktari hayati risk teşkil edecek boyutlara ulaşabilir. Uzun süren aşırı kanamalar sonucunda anemi sıklığı artmaktadır. Günümüzde halen histerektomilerin en sık nedenlerinden biri anormal uterin kanamadır. Yaşla birlikte artan malignite ihtimali mutlaka ekarte edilmelidir. Organik patolojilerin yol açmadığı anormal uterin kanamalarda medikal tedavi denenebilmektedir. Çalışmanın amacı anormal uterin kanamada medikal tedavi yöntemi olarak tercih edilen LNG RIA (MIRENA®)'nın etkinliğini araştırmaktır. GEREÇ YÖNTEM: Retrospektif Araştırmada 01 Ocak 2018 ile 01 Ocak 2023 tarihleri arasında hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde anormal uterus kanaması tanısı alarak pipelle pc yapılan hastalarda uygun endikasyonlarla LNG RIA (MIRENA®) takılması ve LNG RİA sonrası 6 aylık ve 1 yıllık dönemde hastanın LNG RİAya tolerasyonu , kanama miktarında azalma , histeretomiye gitme durumu , LNG RİA uyum sorunu olan hastaların dosyalarında ayaktan ve yatarak takiplerine ait izlem kayıtları ve hastaların 6. ay ve 1. yıl vizitlerine ait izlem bilgileri retrospektif olarak incelenecektir. BULGULAR: Katılımcıların yaş ortalaması 41,25±4,57 olup, yaş aralığı 35,00-55,00 arasında değişmektedir. Gravida ortalaması 2,55±1,29, parite ortalaması 2,20±1,20 olarak kaydedilmiştir. PC sonuçlarına göre, %3,67'sinde atipili hiperplazi, %7,67'sinde atipisiz hiperplazi, %61,00'inde normal, %23,67'sinde polip ve %4,00'ünde herhangi bir bulgu bulunmamıştır. ECC sonuçlarına göre, %6,33'ünde intraepitelyal neoplazi, %69,67'sinde normal, %8,00'inde polip ve %16,00'ında herhangi bir bulgu bulunmamıştır. Katılımcıların %20,00'sinde kanama şikayeti değişmemiş, %70,71'inde gerilemiş ve %9,29'unda şiddetlenmiştir. LNG RİA öncesi hemoglobin değeri ortalaması 9,57±1,77 iken, LNG RİA sonrası hemoglobin değeri ortalaması 10,91±1,76 olarak kaydedilmiştir (p 10 mm olan grup ve uterus adenomyotik grubun değerleri, kavite ile ilişkili myom ve kavite ile ilişkisiz myom gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Pc sonucu normal ve polip gruplarındaki bireyler, LNG RİA kullanımından sonra daha geç cerrahi işlem gereksinimi duymaktadır. SONUÇ: Bu çalışmada premenapozal hastalarda anormal uterin kanama nedenli LNG RİA kullanımı sonrası hemoglobin ve hematokrit değerlerinde anlamlı artış olduğu tespit edilmiştir (p 10 mm olan grup ve uterus adenomyotik grubun değerleri, kavite ile ilişkili myom ve kavite ile ilişkisiz myom gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Bu bulgular LNG RİAnın endometrium kalınlığının >10 olduğu hastalarda ve adenomyotik hastalarda LNG RİAnın anemiyi önlemede daha etkin olduğunu göstermektedir. Anormal uterin kanama tedavisinde cerrahi yöntemler yerine medikal tedavilerin tercih edilmesinin yaygınlaşması gerektiği ve bu konuda daha çok çalışma yapılması gerektiği kanaatindeyiz. ANAHTAR KELİMELER: LNG RİA, anormal uterin kanama, anemi