Yoğun bakım COVID-19 hastalarının progresyonunda nötrofil lenfosit oranının (NLR) prediktif rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURİYE ALMERAL ASLAN
Danışman: Savaş ALTINSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ ve AMAÇ: Koronavirüs 19 hastalığı, 2019 yılı sonunda Çin'de başlayıp çok kısa süre içinde hızla tüm dünyaya yayılmasının ardından pandemi olarak ilan edilmiştir. Daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir koronavirüs hastalardan izole edilmiş ve SARS-CoV-2 olarak adlandırılmıştır. Etkin bir tedavisi bulunmayan ve hızla yayılan bu virüse karşı kaynakların doğru ve etkin bir şekilde kullanılması önemlidir. Bu nedenle hastalığın erken tanınması ve klinik gidişatın erken dönemde öngörülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmamızda COVID-19 tanısı ile yoğun bakıma yatışı yapılan hastalarda nötrofil lenfosit oranının (NLR) mortalite için prediktif rolünü değerlendirmeyi amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu onayı ile Anestezi ve Reanimasyon Kliniği Yoğun Bakım Ünitesine kabul edilen COVID 19 tanısı konmuş 365 hastanın demografik verileri ve ilk başvuru ve yoğun bakım kabul sırasındaki sonuçları kaydedildi. Hastaların semptomlarının başlamasından itibaren başvuru ve yoğun bakıma kabul günleri hesaplandı. Hastaların 30 günlük ve hastane içi mortaliteleri, hastane ve yoğun bakımda yatış günleri hesaplandı. NLR'nin mortaliteye etkisi ve rutinde COVID-19 hastalarında baktığımız değerlerle etkinlik açısından karşılaştırılması yapıldı. BULGULAR: Kriterlere uyan 365 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların 199'ünde (%54,5) 30 gün içinde mortalite görüldü. Ölenlerin 116'u (%58,3) erkekti. Semptom başlangıcına göre hastane başvuru ve yoğun bakım kabul süresi ölen hastalarda anlamlı olarak kısa bulundu. SOFA ve APACHE II skorları ölen hastalarda anlamlı olarak daha yüksek bulundu. NLR değeri ilk başvuruda ve yoğun bakım kabul gününde ölen hastalarda sağ kalan hastalara göre anlamlı olarak daha yüksekti (sırasıyla p=0,001 ve p 0,48 için %72,2 sensitivite ve %46,0 spesifite ile mortaliteyi ön görmekteydi. Yoğun bakım yatışındaki NLR için kesme değeri 11,7 olarak hesaplandı. Bu değerin üstünde mortalite %64,7 sensitivite ve %60,9 spesifite ile öngörülmekteydi. SONUÇ: NLR'nin yoğun bakıma yatan hastalarda mortalite için prediktif bir değer olduğu bulunmuştur. Literatürden daha düşük sensistivite ve spesifiteye sahip olmasının dahil edilen hasta grubunun yaş, komorbid durum ve klinik olarak şiddet farklılıklarından kaynaklı olduğunu düşünülmüştür.