Nefrotik sendromlu hastaların tedavi öncesi ve sonrası anti-HBS serolojilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR LEVENT

Danışman: Nimet Pınar YILMAZBAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Nefrotik sendrom (NS), çocuklarda idrarda masif düzeyde protein varlığı, düşük kan albümin seviyeleri ve ödemle karakterize, yaygın bir böbrek bozukluğudur. Hepatit B virüsü (HBV) enfeksiyonu dünya çapında önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. HBV'ye karşı aşılamanın enfeksiyon ve komplikasyonlarını önlemede oldukça etkili olduğu gösterilmiştir. Nefrotik sendrom ile HBV enfeksiyonu arasındaki ilişki uzun yıllardır araştırma konusu olmuştur. Bu araştırma, çocuklarda NS, proteinüri ve Hepatit B surface (yüzey) antikoru (anti-HBs antikoru) düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda retrospektif olarak, hastanemiz Çocuk Nefroloji polikliniğinde ayaktan takip edilmekte olan, aşıları yaşına göre tamamlanmış, 1-18 yaş arası 52 hastanın tanı anında ve NS tedavisi sonrası remisyonda iken alınan anti-HBs değerleri incelenmiştir. Hasta dosyalarından hastaların demografik, klinik ve bazı laboratuvar bulguları değerlendirilmiştir. Kontrol grubu olarak, herhangi bir nedenle hastanemizde anti-HBs antikor düzeyi bakılmış olan 1-18 yaş arası, 110 sağlıklı çocuğun HBV antikor düzeyleri çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular: Hasta grubunda tedavi öncesi anti-HBs ortalaması 25.37 mIU/mL ve tedavi sonrası anti-HBs ortalaması 35.50 mIU/mL bulundu. Kontrol grubunun anti-HBs ortalaması 96.17 mIU/mL saptandı. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası alınan anti-HBs değerleri kontrol grubuna göre düşük ve istatistiksel açıdan anlamlı saptandı. Tedavi öncesi ve sonrası anti-HBs değerleri açısından anlamlı fark saptanmadı ancak tedavi öncesi seronegatif olan hastaların tedavi sonrası değerlerinin anlamlı olarak yükseldiği gözlendi. Sonuç: Nefrotik sendrom tanısıyla takip edilen hastalarda Hepatit B enfeksiyonlarına karşı seroloji ve aşı durumlarının düzenli takibinin yapılması, hastalığın seyrinde ortaya çıkabilecek morbidite ve mortaliteyi önleyebilecek bir yöntem olarak görülmektedir. Bu çocuklarda, özellikle remisyon dönemlerinde HBV serolojisini takip ederek, anti-HBs seviyesini her 6-12 ayda bir değerlendirmek ve titre 10 mIU/mL'nin altına düşerse bir yedek doz aşı yapmak gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: anti-HBs, aşı, bağışıklama, çocuk, nefrotik sendrom