Diffüz sistemik skleroz tanılı hastalarda cilt tutulumuna bağlı vitamin D eksikliğinin osteoporoz ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK KARAKAŞ
Danışman: Ali TAYLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sistemik skleroz (SSc), deri ve iç organlarda ilerleyici fibrozis ile seyreden, tam olarak etyolojisi bilinmeyen sistemik otoimmün kronik bir bağ dokusu hastalığıdır. Patogenezi bilinmemekle birlikte vaskülopati, immün bozukluk ve birçok organda yaygın fibrozis ile karakterizedir. Gelişen fibrozis ve mikrovasküler patolojiye bağlı olarak akciğer, kalp, gastrointestinal sistem ve böbrek etkilenebildiği için sistemik skleroz olarak adlandırılmıştır. SSc hastaları, osteoporoz için riskli hastalardır. Bu durum; kronik inflamasyon, malabsorbsiyon, eklem tutulumu ve kontraktürlerinin yol açtığı immobilizasyon, böbrek yetmezliği, glukokortikoid ilaç kullanımı ve erken menopoz gibi birçok sebebe bağlı olabilir. Çalışmamıza, yaygın cilt tutulumu ile seyreden sistemik skleroz (dcSSc) tanısı alan postmenapozal 20 kadın hasta ile aynı yaş ve cinsiyeti uygun 30 sağlıklı kontrol grubu alındı. Deri kalınlığı modifiye Rodnan skoru (mRodnan) ile derecelendirildi. Lumbar vertebranın ve sol proksimal femurun aksiyel ve appendiküler kemik mineral yoğunluğu (KMY), AP çift enerjili röntgen absorbsiyometri (DEXA) kullanılarak değerlendirildi. Rutin laboratuvar parametrelerine ek olarak osteokalsin (OC), tip I kollajenin çapraz bağlı N-telopeptidi (NTX), kemik-spesifik alkalen fosfataz (bALP) ve insan paratiroid hormonu (hPTH) düzeyleri analiz edildi. Biyokimyasal incelemelerde serum kalsiyum ve fosfor düzeyleri hastalar ve kontroller arasında benzer olarak saptandı (p=NS), ancak D vitamini düzeyi SSc hastalarında anlamlı olarak daha düşüktü (p<0,05). Eritrosit sedimentasyon hızı (ESR) ve yüksek duyarlılıklı CRP (hsCRP) gibi akut faz reaktanlarının seviyeleri, SSc grubunda anlamlı derecede yüksekti (p<0,05). OC, NTX, bALP ve hPTH seviyeleri SSc grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). Femur boynu ve lumbar vertebra KMY değerleri, hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak düşüktü (p<0,05). Lumbar vertebra ve femur boynu KMY'si ve vitamin D düzeyi, mRodnan ≥7 olan SSc hastalarında daha düşük görüldü (p<0,05). bALP düzeyi mRodnan ≥7 olan SSc hastalarında anlamlı derecede yüksekti (p<0,05). İki grup arasında NTX, OC ve hPTH düzelerinde anlamlı bir fark görülmedi (p=NS). Sonuç olarak bu durum cilt tutulumuna bağlı vitamin D eksikliğine sekonder osteoporoz ile açıklanabilir. SSc çok sık görülmeyen bir bağ doku hastalığı olması ve çalışma grubumuzun kısıtlı olması nedeniyle elde ettiğimiz veriler genellenebilir düzeyde değildir. Kesin veriler için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.