Deneysel karaciğer iskemi reperfüzyon hasarında okserutinin karaciğer koruyucu etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KEVSER UZUNOĞLU
Danışman: Serdar KURU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Bu çalışmada karaciğer iskemi reperfüzyonun neden olduğu hasarın, birtakım biyokimyasal ve histopatolojik parametreler üzerinden değerlendirilmesi ve okserutin uygulamasının bu parametrelerde oluşabilecek değişikliklere etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metodlar: Bu amaçla Wistar Albino türü 60 adet dişi rat üzerinde deney yapıldı. Ratlar randomize edilerek her bir grupta 10 rat olmak üzere 6 gruba ayrıldı. 6 grup okserutinin iskem reperfüzyon (IR) hasarını önleyici etkisini değerlendirmek üzere bir sham ve 2 ana grup olarak düzenlendi. A Grubu: IR'den sonra erken dönemde okserutinin etkinliğinin araştırıldığı grup (90 dk) B Grubu: IR'den sonra uzun dönemde okserutinin etkinliğinin araştırıldığı grup (48 saat) C Grubu: Sham grubu Erken dönem grubu (A Grubu): A1 Grubu (IR+90 dk takip) A2 Grubu (Preoperatif 48 saat okserutin + IR + 90 dk takip) Geç dönem grubu ( B Grubu ): B1 Grubu (IR + 48 saat takip) B2 Grubu (IR + 48 saat okserutin ile takip) B3 Grubu (Preoperatif 48 saat okserutin uygulanması + IR + Postoperatif 48 saat okserutin ile takip) Sham Grubu (C Grubu) Karaciğer dokusunda portal ven, hepatik arter ve safra yollarına 45 dakika iskemi uygulandı. Sham ve erken dönem takip gruplarında iskemi sonrasında 90 dk; geç dönem takip gruplarında iskemi sonrası 48 saat reperfüzyon uygulandı. Tedavi uygulanan erken dönem takip grubuna iskemiden 48 saat önce başlanarak orogastrik yol ile okserutin tedavisi ve geç dönem takip gruplarından tedavi uygulanan gruplardan birine iskemi reperfüzyon sonrası 48 saat diğerine hem iskemi öncesi hem de reperfüzyon sonrası 48 saat orogastrik okserutin tedavisi uygulandı. Deney sonunda VKİ'dan kan örnekler alınarak denekler sakrifiye edildi ve karaciğer doku örnekleri alındı. Karaciğer fonksiyonlarını ve serbest radikal hasarını değerlendirmek amacıyla serumda ALT, AST, albümin, ferroksidaz, IMA, tiyol hemostaz parametreleri ölçüldü. Alınan karaciğer doku örnekleri Hemotoksilen Eosin ile boyandıktan sonra ışık mikroskobunda histopatolojik olarak incelendi. Bulgular: Serum albümin değerlerinin erken ve geç dönem takip gruplarında düştüğü izlendi. Ancak okserutin tedavisinin verilmesiyle albümin değerleri arasında anlamlı bir farklılık görülmedi. IMA değerlerinde ise iskemiyle veya tedavi verilmesiyle gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi. HIRH ile IMA arasında veya okserutin tedavisi ile IMA arasında ilişki görülmedi. Parankim hasarını değerlendirmek üzere bakılan serum ALT ve AST değerlerinin iskemiyle birlikte arttığı görüldü; ancak erken dönem ve geç dönem takip gruplarında okserutin tedavisiyle gruplar arasında anlamlı farklılık izlenmedi. IR ve okserutin tedavisiyle gruplar arası ferroksidaz düzeylerinde anlamlı farklılık izlenmedi. İskemiye bağlı olarak oluşan oksidasyondan dolayı antioksidan değerlerinin (total tiyol ve native tiyol) sham grubuna göre tüm gruplarda düştüğü görüldü. Erken dönem takip gruplarında ve geç dönem takip gruplarında okserutin verilen ile tedavi verilmeyen gruplar arasında total tiyol değerlerinde farklılık izlenmedi. Bu sonuçlar nativ ve total tiyol seviyelerinin azalmasının karaciğer IRH'deki oksidatif stresin göstergesi olduğu görüşünü desteklemektedir. Ancak okserutin tedavisinin IRH üzerine antioksidan etkisinin olmadığı görüldü. Tiyollerin oksidasyonu ile oluşan disülfidlerin tiyol değerlerindeki azalmaya sekonder azaldığı görüldü. Yine disülfid değerlerinde de okserutin tedavisinin verilmesinin gruplar arasındaki farklılık oluşturmadığı görüldü. Disülfid/native tiyol, disülfid/total tiyol ve native tiyol/total tiyol değerlerinde tedavi verilen ve verilmeyen erken dönem takip grupları ile tedavi verilen ve verilmeyen geç dönem takip grupları arasında anlamlı farklılık izlenmedi. Bu sonuç da okserutin tedavisinin karaciğer IRH üzerinde etkisiz olduğunu destekler bir sonuçtur. Histopatolojik olarak okserutinin hepatik hasar üzerine erken dönem takipte etkisinin olmadığı, geç dönem takipte olumlu etkisinin olduğunu görüldü. Ayrıca okserutinin hem erken dönem takip gruplarında hem de geç dönem takip gruplarında hepatik nekroz üzerinde olumlu etkisi olduğu görüldü. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda, okserutin tedavisinin karaciğer iskemi reperfüzyon hasarını önlemediği görüldü.