Tiroid nodülü sitoloji sonuçlarının tiroid fonksiyon testleri ve ultrasonografi bulguları ile olan ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞUAYİP YEL

Danışman: Ömür TABAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve amaç: Tiroid hastalıkları içerisinde görülen tiroid nodülleri, sık saptanan bir patolojidir. Tiroid hastalıkları değerlendirilirken laboratuvar olarak TSH, T3,T4, ANTİ-TPO, ANTİ-TG değerlerine bakılır ve tiroid nodülünün saptanmasında ve nodülün malign-benign durumu ayrımının yapılmasında ultrasonografik (USG) inceleme önerilir. Bu çalışmadaki amacımız daha önce tespit edilmiş olan ve ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) ile sitolojisi aydınlatılmış olan nodüler lezyonların tiroit fonksiyonu testleri ve tiroit USG bulguları arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Materyal metod: Çalışmaya Ekim 2019-Ekim 2021 tarihleri arasındaki 18 yaşından büyük hastalar dahil edildi. Dosya taraması şeklinde tasarlanan bu retrospektif çalışmada; hastaların yaş, cinsiyet, tiroit fonksiyon testleri, tiroit otoantikor düzeyleri, tiroit USG bulguları [nodülün boyut (en, boy, en*boy, en/boy), nodül yapısı (solid, kistik, miks), nodül kontürü (düzenli, düzensiz), nodül kalsifikasyon durumu (makrokalsifikasyon, mikrokalsifikasyon, miks (makrokalsifikasyon + mikrokalsifikasyon), nodül ekojenite durumu(hipoekoik, izoekoik, hiperekoik, izoekoik+hipoekoik), nodül kanlanma durumu(periferik kanlanma, santral kanlanma), nodül halo varlığı( var, yok)] ve sitoloji sonuçları (benign, önemi bilinmeyen atipi, foliküler neoplazm, malignite şüphesi, malign, non-diagnostik) kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 672'si kadın olan 764 kişi dahil edildi. Katılımcıların yaş ortalşaması 49,87±12,76'ydı. Katılımcıların 690'ı ötiroid, 74 tanesi hipotiroidiydi. Katılımcıların sitolojik sonuçlarına göre 560 tanesi benign, 90 tanesi önemi bilinmeyen atipi, 28 tanesi foliküler neoplazm, 23 tanesi malignite şüphesi, 27 tanesi malign, 36 tanesi non-diagnostikti. Malign olan hastalarda nodülün boyunun daha kısa, en/boy oranının daha yüksek, mikrokalsifikasyon ve hipoekojenite tespit edilme oranlarının ise daha yüksek olduğu tespit edildi. Tartışma sonuç: Tiroit nodülü tespit edilen hastaların takibinde yaş, cinsiyet, tiroit fonksiyon testleri ve otoantikor düzeylerinin sitolojik inceleme üzerine bir etkisinin olmadığı ama ultrasonografik incelemelerde ele alınan özelliklerin (özellikle boyut, mikrokalsifikasyon ve hipoekojenite varlığı) dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu hastaların takibinde yakın ultrasonografik incelemeler ve detaylı analizler hangi nodüllerden şüphe edilmesi noktasında erken birer uyarıcı olabilirler. Anahtar kelimeler: İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, Tiroid nodülü, Ultrasonografi, Tiroid laboratuvar testleri