Polikistik over sendromu tanılı hastalarda trigliserid-glukoz indeksi'nin lipit profili, hormonal, biyokimyasal parametrelerle ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HAMİT GECÜ
Danışman: Meral MERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Polikistik over sendromu (PKOS) doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen en sık endokrin bozukluktur. Polikistik görünümdeki overler, insülin direnci, klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm ve ovulatuar disfonksiyon ile karakterizedir. Trigliserid glukoz indeksi (TyG), son dönemlerde insülin direncinin taranmasında kullanılan basit, güvenilir, kolay ulaşılabilir, maliyet etkin bir tarama yöntemidir. Çalışmamızda Polikistik Over Sendromu tanılı hastalarda TyG'nin hormonal, biyokimyasal, lipid parametreleri ile olan ilişkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniklerine 2015 ve 2022 yılları arasında ayaktan başvuran Polikistik Over Sendromu tanılı 696 hasta içerisinden 18 yaş altındaki, onkolojik hastalığı olan, PKOS dışı herhangi endokrin hastalığı veya gebe olan 463 kişi dışındaki 233 kişi çalışmaya dahil edildi. Çalışmamıza dahil edilen hastaların TyG düzeyleri ve laboratuvar tetkikleri arasında Pearson korelasyon katsayısı kullanılarak ilişki varlığı araştırıldı. Elde edilen değerlerin anlamlı olup olmadığının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt olarak kullanıldı. Trigliserid-Glukoz İndeksi (TyG)' nin optimum kesme değerinin araştırılmasında HOMA-IR seviyeleri ve ROC analizi kullanıldı. HOMA-IR > 2,5 olarak hesaplanan hastalarda insülin direnci varlığı kabul edildi. Elde edilen optimum kesme değer kullanılarak hastalar iki gruba ayrıldı. Gruplar arasında çalışmada kullanılan tetkikler için anlamlı farklılıkların varlığı araştırıldı. Elde edilen değerlerin anlamlı olup olmadığının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt olarak kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hastalarda TyG değerleri ile HB A1C, Yaş (düşük düzey), LDL Kolesterol, Total Kolesterol, Non-HDL Kolesterol, İnsülin, HOMA-IR (orta düzey) değerleri arasında pozitif yönde, HDL Kolesterol değerleri ile (düşük düzeyde) ters yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır (Sırasıyla r:0,27 r:0,16 r:0,35 r:0,45 r:0,33 r:0,40 r:-0,23;p 8,67 olarak hesaplandı. ROC eğrisi altındaki Alanın 0,5'ten önemli ölçüde farklı olduğu ve bu nedenle testin iki grup arasında insülin direnci ayrım yapma yeteneğine sahip olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Yaş, İnsülin, LDL Kolesterol, Total Kolesterol, Non-HDL Kolesterol, HDL Kolesterol, Estradiol, HB A1C değerleri TyG için kesme değerin altında ve üstünde olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermektedir (p<0,05). Ortalama ve medyan değerlerine bakıldığında TyG için kesme değerin üstünde olan hastalarda Yaş, İnsülin, LDL Kolesterol, Total Kolesterol, Non-HDL Kolesterol, HB A1C değerleri kesme değerin altında olan hastalara göre daha yüksek, HDL Kolesterol, Estradiol değerlerinin ise kesme değerin altında olan hastalara göre düşük olduğu saptandı. Sonuç: Trigliserid Glukoz İndeksi son yıllarda insülin direncinin tespitinde kullanılabilecek alternatif ve maliyet etkin yöntemler arasında ön plana çıkmaktadır. İnsülin direncinin yaygın olarak gözlendiği diyabet, metabolik sendrom, PKOS, obezite gibi hastalıklarda TyG düzeylerinin bu hastalarda çeşitli parametrelerle ilişkisinin araştırılması için çalışmalar yapılmaktadır. Çalışmamızda artan TyG seviyelerinin glisemik kontrol için önemli olan HbA1c, HOMA-IR, insülin değerlerini öngörmede önemli potansiyele sahip olduğunu gözlemledik. Artmış TyG düzeylerinin dislipidemik kan değerleri ile korele olması, TyG'nin bozulmuş kan kolesterol düzeyleri ile paralel seyrettiğini ve uzun dönemde oluşabilecek kardiyovasküler patolojiler için öngörücü nitelikte olduğunu göstermektedir. Çalışmanın retrospektif olması sebebi ile elde edilen veriler suboptimaldir. Trigliserid Glukoz İndeksinin son yıllarda tanımlanan yeni bir parametre olması ve literatürde yapılan çalışmaların henüz yeterli sayılarda olmaması sebebi ile bu konuda çeşitli ve detaylı çalışmalara gereklilik olduğunu, ilerleyen yıllarda yapılacak çalışmalar ile TyG'nin PKOS gibi insülin direnci ile yüksek ilişkide olan hastalıklarda hormonal, biyokimyasal parametrelerle olan ilişkisinin tam olarak aydınlatılabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: PCOS, TyG, Lipid Panel