Aile Hekimliği polikliniğine başvuran erişkin bireylerde hesaplanan kardiyovasküler riskin, kardiyovasküler hastalıklar bilgi düzeyi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARMAĞAN TANIŞKAN
Danışman: Berrin TELATAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada herhangi bir nedenle eğitim araştırma hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran 40-79 yaş arası hastalarda kardiyovasküler riski belirlemek ve kardiyovasküler risk faktörleri hakkında bilgi düzeylerini ölçerek aralarındaki ilişki durumunu saptamak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, aile hekimliği polikliniğimize herhangi bir nedenle başvuran 40-79 yaş arasındaki 220 gönüllü katılımcı ile yapıldı. Katılımcıların 78'i erkek, 142'si kadın, yaş ortalaması 56,80±9,59 yıldır. Katılımcıların farkındalığı kardiyovasküler hastalık risk farkındalığı bilgi düzeyi ölçeği (KARRİF-BD) ile 10 yıllık kardiyovasküler sistem hastalık riski ise Framingham risk skoru ile değerlendirildi. Bulgular: Katılımcıların ortalama yaşı 56,80±9,59yıl, %64,5'i kadın,%55'inin eğitim durumu ortaokul ve altında, %79,1'i evli idi. Ortalama KARRİF-BD puanı 22,78±2,89, ortalama Framingham skoru 16,47±10,06 hesaplandı. KARRİF-BD ölçek puanları, tansiyon ilacı kullanan grupta kullanmayan gruba göre daha yüksek bulundu, yaşa göre pozitif yönlü zayıf düzeyde ilişkili bulundu. Katılımcıların Framingham risk gruplarına göre ortalamalarına bakıldığında; %32'si düşük riskli, %28'i orta riskli, %40'ı yüksek riskli grupta tespit edildi. Katılımcıların lipid profili dağılımlarından HDL-K düzeyleri ile Framingham risk skor dağılımı arasında negatif yönlü, trigliserid düzeyleri ile Framingham risk skor dağılımı arasında pozitif yönlü ilişki tespit edildi. Çalışmamızda, kardiyovasküler hastalık risk faktörlerinden yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, diyabet ve hipertansiyon varlığı Framingham risk skorlamasında istatistiksel olarak anlamlı saptandı. Ayrıca, katılımcıların bel çevresi ölçümleri ile Framingham risk skorları arasında pozitif yönlü ilişki bulundu. Framingham risk skoru düzeylerine göre katılımcıların KARRİF-BD ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç: Çalışmamızda KARRİF-BD ölçek total puan ortalaması yüksek çıkmış olsa da, katılımcıların %40'ının Framingham skorları yüksek risk kategorisinde bulunmuştur. Bu durum hastalık riskleri konusunda bilgi sahibi olmanın, bu risklere karşı önlem alınmadığı düşündürmektedir. Çalışmamızda bilgi düzeylerinin davranışa yansımamış olduğu görülmektedir. Bilgilenmenin risk faktörleri ve hastalıklar oluşmadan önce olması ve buna düzenli davranış değişikliklerinin, sağlıklı gündelik yaşamın eşlik etmesi gerekmektedir. Bu anlamda birinci basamak sağlık hizmetleri, toplumu bilgilendirme, sağlıklı yaşam tarzlarını önerme ve takip etme noktasında çok büyük önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Kardiyovasküler Hastalıklar, Risk Faktörleri, Framingham, KARRİF-BD