Malnütrisyon tanısı alan çocukların böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA NUSRET ALPER

Danışman: Suna SELBUZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Malnütrisyon, beslenme gereksinimi ile alım arasındaki dengesizlik olarak tanımlanabilir; bu durum metabolizmanın bozulmasına, fonksiyonun bozulmasına ve vücut kitlesinin kaybına neden olur. Malnütrisyon vücutta her sistemi etkilemekte ve ciddi komplikasyonlar izlenebilmektedir. Bu çalışmada, malnütrisyon tanısı alan çocukların antropometrik ölçümleri, kan ve idrar analizlerini incelenerek malnütrisyonun böbrek fonksiyonları üzerindeki etkisi değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2020 – 1 Ocak 2025 tarihleri arasında S.B.Ü. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Polikliniğine başvuran ve antropometrik ölçümleri malnütrisyon ile uyumlu olan 5-17 yaş arası 100 hastanın verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik ve antropometrik özellikleri, böbrek fonksiyonları değerlendirme testlerine (üre, kreatinin, glomerüler filtrasyon hızı (GFR) ve fraksiyonel elektrolit atılımları (Na, K, Cl, Ca, P, Mg)) ilişkin veriler kaydedildi. Hastalar, malnütrisyon derecelerine göre gruplandırılarak böbrek fonksiyonları değerlendirildi. Bulgular: Hastların %53'ü (n=53) kız, %47'si (n=47) erkekti ve yaş ortalaması10,6±3,84 yıldı. Hastalar ağırlık SDS'lerine göre sınıflandırıldığında %5'i ağır, %65'i orta, %24'ü hafif malnütrisyon ve %6'si normal; boy SDS'lerine göre %2'si ağır, %16'si orta, %28'i hafif malnütrisyon ve %54'ü normal; VKİ SDS'lerine göre %12'si ağır, %61'i orta, %24'ü hafif malnütrisyon ve %3'ü normal grupta idi. Ortalama eGFR 119,63 ± 19,65 mL/dk/1,73m² olup olguların %98'i KDIGO G1, %2'si G2 kategorisindeydi. Hastaların %18,1'inde proteinüri, %17,7'sinde mikroalbüminüri saptandı. Fraksiyonel elektrolit atılımları incelendiğinde FENa değerlerinin %30'ü; FEK %17; FECl %60,6; FECa %22,6; FEP %20,9; FEMg %48,5 ve FEUA %12,8'i eşik değerlerin üzerinde saptandı. Boy SDS gruplarında FEK ve FECa için anlamlı farklılık saptandı (sırasıyla p=0,008 ve p=0,014). Ağırlık SDS ile FECa (r=-0,291; p<0,01) arasında negatif; boy SDS ile FEK (r=-0,199; p<0,05) arasında negatif ve VKİ SDS ile FEK (r=0,254; p<0,05) arasında pozitif korelasyon izlendi; yaş ile FEK (r=-0,364; p<0,01)) arasında negatif korelasyon saptandı. Sonuç: Malnütrisyon tanılı çocuklarda eGFR çoğunlukla korunmuş görünmesine karşın, özellikle FECl ve FEMg başta olmak üzere tübüler elektrolit işlenmesinde sık sapma 9 saptandı. Ayrıca olguların yaklaşık beşte birinde proteinüri ve/veya mikroalbüminüri varlığı glomerüler bariyer etkilenimine işaret edebileceğini düşündürdü. Malnütrisyonlu çocukların değerlendirilmesinde glomerüler göstergelere ek olarak spot idrar protein/albumin oranları ve fraksiyone atılımların birlikte kullanılması, renal etkilenmenin erken saptanmasına katkı sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: malnütrisyon, böbrek fonksiyonu, eGFR, proteinüri, albüminüri, fraksiyone elektrolit atılımı.