Nazal polipli kronik rinosinüzit olgularında sistemik steroid tedavisine olan yanıt ile histomorfolojik özellikler, PD-1, PD-l1 ve PD-l2 ekspresyonu arasındaki ilişkinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MADAMİN BADİRSHAEV
Danışman: Cem SAKA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç Düşük doz sistemik steroid tedavisi, nazal polipli kronik rinosinüzit (KRS) tedavisinde etkinliği yüksek ve aynı zamanda ciddi yan etkilere yol açabilen bir medikal tedavi seçeneğidir. Bu hastalıkta etki mekanizmasını daha iyi anlamak için hastalarda nazal poliplerin histomorfolojik ve immunohistokimyasal (polipoid dokuda CD3, PD-1, PD-L1 ve PD-L2 ekspresyonu) özelliklerini ve bu parametrelerin sistemik steroid tedavisi ile ilişkisini araştırdık. Gereç ve Yöntem Çalışmamıza 29 sistemik steroid tedavisine engel teşkil edebilecek komorbiditesi ve/veya allerjik patolojisi olmayan ve ilk kez nazal polipli KRS tanısı konulan 18 yaş üstü 29 hastayı, hasta grubu olarak kabul ettik. Kontrol grubuna allerjik patolojisi ve KRS'i olmayıp konka bulloza rezeksiyonu ve/veya konka küçültmesi ameliyatı uygulanan 18 yaş üstü 27 hastayı dahil ettik. Tüm kontrol grubu hastalarına, cerrahi öncesi tam kan parametreleri çalışıldı. Hasta grubuna tam kan parametreleri çalışıldıktan ve poliplerden punch biyopsi alındıktan sonra 2 haftalık oral steroid (Prednizolon) tedavisi uygulandı (1. Hafta – 32 mg/gün, 2. Hafta – 16 mg/gün). Tedavi öncesi ve sonrası tüm hastalara paranazal sinüs BT görüntüleme ve anketlerle sübjektif semptomların değerlendirilmesi yapıldı. Hasta grubunda, steroid tedavisi sonrası 11 hastaya cerrahi tedavi, 11 hastaya da biyopsi uygulandı, 7 hastaya tedavi sonrası herhangi işlem yapılmadı. Tüm spesmenler baskın enflamatuar hücre komponenti, enflamasyon yoğunluğu, CD3, PD-1, PD-L1 ve PD-L2 ekspresyonu açısından değerlendirildi. Hasta ve kontrol gruplarıkendi aralarında histomorfolojik ve immünohistokimyasal parametreler açısından karşılaştırıldı; ayrıca sistemik steroid tedavisinin histomorfolojik ve immünohistokimyasal parametreler üzerindeki etkisi ve bu parametrelerin steroid tedavisine alınan yanıtla ilişkileri araştırıldı. Bulgular Hasta grubunda kontrol grubuna göre periferik kanda eozinofil değerleri daha yüksek (p=0,005) ve enflamasyon yoğunluğu daha fazlaydı (p=0,005), kontrol grubunda baskın enflamatuar hücre komponenti lenfoplazmosit, hasta grubunda ise eozinofil/nötrofillerden oluşmaktaydı (p<0,001). Kontrol grubunda intraepitelyal alanda CD3+ lenfosit sayısı hasta grubuna göre daha fazlaydı (p=0,012), hasta grubunda ise stroma içindeki hücrelerde PD-L1 ekspresyonu kontrol grubuna göre daha fazlaydı (p=0,001). Ancak araştırılan laboratuvar, histomorfolojik ve immünohistokimyasal parametrelerle steroid tedavisi arasında ilişki saptanmadı. Sonuç Nazal polipli KRS'in etyopatogenezinde ve steroid tedavisinin etki mekanizmasına ışık tutabilecek kapsamlı histomorfolojik ve immünohistokimyasal çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Eozinofil, histomorfoloji, immünohistokimya, mukoza, nazal, polip, steroid