Toplumda gelişen pnömoni hastalığının ağırlığı ile toraks bilgisayarlı tomografi'de ölçülen diyafram kalınlığı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA IŞIK
Danışman: Ebru Şengül PARLAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Toplumda gelişen pnömoni (TGP), dünya genelinde önemli morbidite ve mortaliteye yol açan bir hastalıktır. Erken dönemde pnömoni ağırlığının belirlenmesi ve uygun tedavinin başlanması TGP'nin prognozunda önemlidir. Toraks bilgisayarlı tomografi (BT), hem TGP tanısında hem de diyafram kalınlığını ölçmek için kullanılan bir radyolojik görüntüleme yöntemidir. Bu çalışmadaki amaç, TGP tanısı almış olgularda hastalık ağırlığının toraks BT'de ölçülen diyafram kalınlığı ile arasındaki ilişkisinin değerlendirilmesidir. Materyal ve Metod: Çalışmaya, Şubat 2019 - Aralık 2022 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne başvuran, TGP tanısı almış 40 hasta ve toraks BT'si normal saptanmış 40 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Her iki grupta ortalama diyafram kalınlığının belirlenmesi için bilateral hemidiyafram kasının ölçümleri yapılarak karşılaştırıldı. Hastaların yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), sigara içme durumu, komorbid durumları, laboratuvar analizleri, pnömoni ağırlık indeksi (PSI) ve CURB-65 skorları ile toraks BT bulguları değerlendirilerek pnömoni ağırlıkları belirlendi ve diyafram kalınlığı ile arasındaki ilişki incelendi. Bulgular: Hasta ve kontrol grubunun yaş ortalamaları sırasıyla 41,48 ± 14,03 ve 35,85 ± 12,46 olarak hesaplandı ve cinsiyet dağılımlarının gruplar arası eşit olduğu görüldü. Diyafram kalınlığı değişkenlerinin hasta grubunda kontrol grubuna göre daha ince olduğu ve aksiyal arka sağ değişkeni dışındakilerin istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı saptandı (p < 0,05). PSI ve CURB-65 değişkenleri ile diyafram kalınlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar olmamasına karşın, tedavi yeri (servis/ayaktan) ile anlamlı pozitif yönlü korelasyonlar olduğu görüldü (sırasıyla; p < 0,001, p < 0,001). Ayrıca toraks BT bulguları ile diyafram kalınlığı ve tedavi yeri arasındaki ilişkiye bakıldığında sadece infiltrasyon yaygınlığı ile tedavi yeri arasında istatistiki olarak anlamlı pozitif yönlü korelasyon olduğu görüldü (p<0,001). Laboratuvar bulgularından beyaz küre (WBC), prokalsitonin (PCT) ve C-reaktif protein (CRP) ile diyafram kalınlığı arasında anlamlı negatif korelasyonlar olduğu görüldü (sırasıyla: p=0,018, p=0,017, p<0,001). Lojistik regresyon analizi sonucunda; tanı skorları (PSI ve CURB-65) ve toraks BT bulguları değişkenlerinden hiçbiri ile diyafram kalınlığı değişkeni arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki olmadığı, ancak laboratuvar bulgularından PCT ve CRP değişkenleri ile diyafram kalınlığı arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (sırasıyla: p=0,045, p=0,001). Sonuç: Bu çalışmadaki bulgularla, TGP'li hastalarda diyafram kalınlığının sağlıklı bireylere göre anlamlı şekilde azaldığı gösterildi ve inflamasyon şiddeti ile diyafram kalınlığı arasında negatif bir ilişki olduğu ortaya konuldu. BT ile yapılan ölçümler, inflamatuvar belirteçlerle birlikte değerlendirildiğinde, hastalık şiddetinin öngörülmesi ve tedavi yaklaşımının planlanmasında katkı sağlayabilir. Ayrıca diyafram kalınlığı, TGP hastalarında hastalık şiddetini değerlendirmede kullanılabilecek potansiyel bir biyobelirteç olabilir. Anahtar Kelime: Toplumda gelişen pnömoni, diyafram kalınlığı, toraks bilgisayarlı tomografi, pnömoni ağırlık indeksi, CURB-65 skoru