KOAH'lılarda akut atak sıklıklarının, hastanede yatış sürelerinin, morbidite ağırlığının ve mortalitenin belirlenmesinde inflamatuvar biyomarkırların rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL YEDİKULE GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞLA KOÇ KARAÇAR
Danışman: Füsun ŞAHİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ: KOAH atakla yatan hastalarda gelecek atak sıklıklarına, hastanede yatış sürelerine, morbidite ağırlığına ve mortaliteye etki eden faktörler araştırılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Kliniğimize KOAH atakla yatan 160 hasta çalışmaya alındı. Hastaların yatışlarında hemoglobin-HB, hematokrit-HCT, lökosit, red cell distribution width- RDW, mean platelet volüm-MPV, platelet distribution width-PDW, plateletcrit-Pct, platelet-PLT, nötrofil/lenfosit oranı-NLO, platelet/lenfosit oranı-PLO, eozinofil sayısı, ürik asit, albumin, CRP, prokalsitonin, arter kan gazları (pH, PCO2, PO2, O2 satürasyonu) SFT (FEV1, FVC, FEV1/FVC), ekokardiografi (ejeksiyon fraksiyonu-EF ve Pulmoner arter basıncı-PAB) GOLD evresi, MMRC ve BORG skalaları, Charlson komorbidite indeksi, vücut kitle indeksi-VKİ, hastanede yatış süresine bakıldı. Taburcu olduktan sonraki 6 ay boyunca hastaneye yeni atakla başvurusu, yoğun bakıma yatış ve mortalite değerlendirildi. BULGULAR: Uzun hastane yatış süresi olan grupta yüksek CRP ve prokalsitonin değerleri gözlendi. Mortalite olan ve olmayan grupta lökosit, nötrofil, PLT, Pct, PDW, MPV, RDW, eozinofil sayısı, lenfosit, NLO, PLO, CRP, prokalsitonin, ürik asit, albümin, pH, PCO2, O2 satürasyonu, FEV1, FVC, FEV1/FVC, EF, PAB değeri anlamlı farklılık göstermedi. Mortalite olan grupta HB, HCT, VKİ, PO2 değeri mortalite olmayan gruptan anlamlı olarak daha düşük; yaş ve GOLD evresi daha yüksekti.Yoğun Bakım Ünitesi 'ne yatış olan ve olmayan grupta HB, WBC, nötrofil, PLT, Pct, PDW, MPV, lenfosit, NLR, PLR, CRP, prokalsitonin, ürik asit, albümin, pH, PO2, O2 satürasyonu, FEV1, FVC, FEV1/FVC, PAB değeri anlamlı farklılık göstermedi.Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatış olan grupta yaş, BORG ve MMRC skoru, önceki 1 yılda geçirilmiş atak sayısı, RDW-CV, eozinofil sayısı, PCO2, Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatış olmayan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti. Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatış olan grupta HCT, EF değeri Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatış olmayan gruptan anlamlı olarak daha düşüktü. Takipte (6 aylık dönemde) atak olan ve olmayan grupta HB, HCT, lökosit, nötrofil, PLT, Pct, PDW, MPV, RDW, eozinofil sayısı, lenfosit, NLR, PLR, CRP, prokalsitonin, ürik asit, albümin, pH, PCO2, PO2, O2 saturasyon, FEV1/FVC, EF, PAB değeri anlamlı farklılık göstermedi. Takipte atak olan grupta FEV1, FVC, değeri takipte atak olmayan gruptan anlamlı olarak daha düşük; KOAH süresi ve önceki 1 yılda geçirilmiş atak sayısı ise yüksekti. SONUÇ: Tüm bu bulguların ışığında KOAH atak ile hastanede yatan hastaların prognozunun belirlenmesinde biyobelirteçlerin yol gösterici olması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu, özellikle KOAH patogenezindeki bilinmeyenler ortaya çıkarıldıkça yeni biyobelirteçler ve rollerinin daha iyi anlaşılacağı, seçilmiş biyobelirteçlerin ve prognozda etkili olan diğer faktörlerin bir araya getirildiği skorlamaların prognozun belirlenmesinde daha güçlü olacağı kanaatine varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: KOAH, Biyobelirteç, Alevlenme