Hastanede yatarak izlenen lokalize akciğer tutulumlu COVID-19 hastaları ile yaygın tutulumlu hastaların klinik ve laboratuvar özellikleri ile mortalite açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SELİN ŞENOL

Danışman: Günay TUNCER ERTEM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Çin'in Wuhan şehrinde Aralık 2019'da, artan pnömoni vakalarında yeni bir koronavirüs saptanmıştır. Yeni tip koronavirüs (2019-nCoV) olarak adlandırılan bu virüs, daha sonra 'SARS-CoV-2' olarak yeniden isimlendirilmiştir. Yaptığı hastalık ise Koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) olarak adlandırılmıştır. Tüm dünyada vaka sayılarının hızla artması sebebiyle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi ilan edilmiştir. COVID-19 tanısında, RT-PCR (reverse transcription polymerase chain reaction/ters transkripsiyon polimeraz zincir reaksiyonu) standart tanı yöntemidir. COVID-19 tanısı düşünülen hastalarda, yüksek çözünürlüklü görüntü verebilmesi ve yapıların anatomik olarak farklı açılardan görüntülenmesine izin vermesi nedeniyle erken tanı ve takipte Toraks Bilgisayarlı Tomografi (TBT) öne çıkan bir görüntüleme yöntemidir. Yaygın akciğer tutulumu olan hastalarda hastaneye yatış gereksinimi ve mortalite artmaktadır. Bu çalışmanın amacı; COVID-19 tanısı ile hastanede yatarak tedavi gören hastalarda akciğer tutulumu yaygın olanlar ile lokalize olanların epidemiyolojik ve klinik özellikler, laboratuvar bulguları ve mortalite açısından kıyaslanmasıdır. Etkilenen akciğer hacmi ile hastalığın klinik seyri, hastaların oksijen ihtiyaçları, demografik verileri, komorbiditeleri, semptomları ve laboratuvar bulguları arasındaki ilişki değerlendirilecektir. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji kliniğinde 9 Ağustos 2020–15 Ekim 2021 tarihleri arasında hastanede yatarak izlenen 18 yaş ve üzeri, SARS-CoV-2 PCR testi pozitif ve TBT çekilmiş hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların demografik verileri, kronik hastalıkları, hastaneye kabul sırasında bakılan vital bulguları, başvuru anındaki semptomları, laboratuvar parametreleri, aldıkları tedaviler ve hastanede kalış süreleri hasta dosyaları ve hastane bilgi yönetimi kayıtlarından incelendi. SARS-CoV-2 PCR sonuçları Halk Sağlığı Yönetim Sistemi kayıtlarından bakıldı. Hastaların hastaneye yatışları sırasında çekilen TBT'leri hastanemiz radyoloji kliniği tarafından değerlendirildi. Akciğer tutulumları lokalizasyon veya yaygınlık açısından farklı şekillerde gruplandırıldı. İlgili gruplar arasında epidemiyolojik ve klinik özellikler, laboratuvar bulguları ve mortalite açısından istatistiksel analizler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Bağımsız kategorik değişkenlerin analizinde ki-kare ve Fisher kesinlik testleri kullanıldı. Sürekli değişkenlerin analizinde normal dağılım Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Toplam 556 hastanın yaş ortalaması 60,7±15,1 olup; %48,9'u kadın idi. En sık görülen komorbiditeler hipertansiyon (%47,1), diyabetes mellitus (%34,9) ve koroner arter hastalığı (%17,1) olarak saptandı. Hastaların %99,6'sının hastaneye yatışı sırasında en az bir semptomu olup, en sık görülen semptomlar halsizlik (%84,7), dispne (%63,3) ve öksürük (%61,2) idi. Hastaların klinik durumlarına bakıldığında; yaklaşık yarısının (%49,8) klinik durumu ağır, %32,2'sinin hafif-orta ve %18'inin ise kritik seyrettiği görüldü. Hastaların %18,2'sinin YBÜ'de yatışı gerekti, %91,5'i oksijen tedavisi aldı ve %4,9'u hayatını kaybetti. Kortikosteroid kullanım süresi ortalama 8,8±4,9 gündü. Akciğerlerde %95,1 oranında bilateral, %36,7 oranında diffüz, %97,3 oranında multilober tutulum görüldü. Bilateral akciğer tutulumu olan grupta unilateral tutulum olan gruba göre erkek hastaların oranı daha fazla (p=0,022), semptom süresi daha uzun (p=0,035), SpO2 (oksijen saturasyonu) değeri daha düşük (p=0,003), steroid tedavisi kullanım oranı daha fazla (p=0,026) bulundu. Diffüz akciğer tutulumu olan grupla periferik tutulum olan grup arasında yaş ve cinsiyet açısından fark saptanmadı (sırasıyla p=0,295, p=0,988). Diffüz akciğer tutulumu olanlarda periferik tutulumu olanlara göre dispne ve göğüs ağrısı daha fazla (sırasıyla p<0,001, p=0,002), YBÜ'de yatış oranı ve mortalite daha fazla (sırasıyla p<0,001, p=0,028), hastanede yatış süresi daha uzun (p<0,001), SpO2 daha düşük (p<0,001) ve dakikadaki solunum sayısı daha yüksek (p<0,001) bulundu. Makine desteksiz ve destekli oksijen tedavileri ile steroid tedavisinin de diffüz akciğer tutulumu olan grupta daha fazla kullanıldığı görüldü. Tutulan akciğer hacminin değerlendirildiği TBT skoruna göre skorun 18 ve üzeri olduğu grupta skorun düşük olduğu gruba göre erkek hastaların oranı daha fazlayken (p=0,001), yaş açısından fark saptanmadı (p=0,207). TBT skoru 18 ve üzerinde olan grupta, skoru 18'in altında olan gruba göre dispne daha fazla (p=0,001), yoğun bakım ünitesine (YBÜ) yatış oranı daha fazla (p<0,001), hastanede yatış süresi daha uzun (p <0,001), SpO2 değeri daha düşük (p<0,001), dakikadaki solunum sayısı daha fazla (p<0,001) bulundu. Skorun yüksek olduğu grupta makine desteksiz ve destekli oksijen tedavileri ile steroid tedavisinin daha fazla kullanıldığı, steroid kullanım süresinin de daha uzun olduğu görüldü. Hafif/orta klinikten kritiğe doğru gidildikçe TBT skorunun arttığı belirlendi (p<0,001). Sonuç: COVID-19'a bağlı akciğer tutulumu yaygın olan hastaların hastanede yatış süresi ve YBÜ'ye yatış oranları artmış, laboratuvar parametreleri anlamlı düzeyde bozulmuş, oksijen tedavi ihtiyacı ve kortikosteroid kullanımı artmıştır. TBT, COVID-19 hastalarının takibinde, tedavi planlamasında ve prognozu öngörmede kullanılacak önemli bir görüntüleme yöntemidir. Anahtar kelimeler: COVID-19, PCR, pnömoni, risk faktörleri, SARS-CoV-2, bilgisayarlı tomografi