İnflamatuar bağırsak hastalığı (Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı) olan gebelerde hastalık prognozu ile gebelik prognozu arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA YOLCU

Danışman: İhsan ATEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Amaç: Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi kronik inflamatuar hastalıkların gebelik prognozunu olumsuz etkileyebileceğini düşünmekteyiz. Ülsertaif kolit ve Crohn hastalığı olan gebelerin hastalık prognozunun gebelik komplikasyonlarına ve prognozuna (erken doğum eylemi ,düşük doğum ağırlığı ,fetal distress,IUGR,polihidroamniyoz,oligohidroamniyoz,GDM,preeklampsi ,eklampmsi ,bebek doğum kilosu ,doğum boyu,APGAR 1-5 ,PPROM ,yeni doğan yatışı ,IUEX ,ölü doğum ,makrozomi,abotus ) etkisinin araştırılmasını amaçladık. Gereçler ve Yöntem: Çalışmamız tek merkezli retrospektif gözlemsel bir çalışmadır.Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünde yapıldı. Çalışmaya 18 yaş üstü 1 Ocak 2021 -31 Mayıs 2023 tarihleri arasında hastanemiz Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüne başvuran İnflamatuar bağırsak hastalığı tanısı olan ve ek komorbit hastalığı olmayan sağlıklı gebeler çalışmaya dahil edildi. Çalışmamızda Ülseratif kolit, Crohn ve kontrol grubundaki hastaların hasta takip formunda belirtilen verileri karşılaştırmalı olarak incelendi. Bulgular: Çalışmamıza toplam 33 gebe hasta dahil edildi.Bu hastaların 11 'I Crohn,22 'si Ülseratif kolit hastasıydı.18 yaş üstü ,ek hastalığı olmayan 40 sağlıklı gebe hasta kontrol grubu olarak alındı. Hasta grubundaki bireylerin %18.2'sinde (n=6) GDM var, kontrol grubundaki bireylerin %2.6'sında (n=1) GDM var olduğu belirlenmiştir. Hasta-Kontrol arasında GDM açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p=0.032). Crohn grubunda yer alan bireylerin hiçbirinde GMD yok iken, Ülseratif Kolit grubunda yer alan bireylerin %27.3'ünde (n=6) GDM var, kontrol grubunda yer alan bireylerin ise %2.6'sında (n=1) GDM var olduğu belirlenmiştir. Gruplar arasında GDM açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (*^2=10.844, p=0.004). Crohn grubunda toplam abortus medyan değeri 1.0, Ülseratif Kolit grubunda toplam abortus medyan değeri 0.0 olduğu saptanmıştır. Toplam abortus sayısı açısından Crohn ve Ülseratif Kolit grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (z=3.088, p=0.006). Gruplar arasında gebelik öncesi PLT değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (χ2=8.843, p=0.012). Gruplar arasında 3. trimester PLT değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (χ2=6.228, p=0.044). Sonuçlar: Çalışmamızda Ülseratif kolit tanısı olan gebelerde GDM hastalığı yüksek bulunurken, Crohn hastalarında toplam abortus sayısı istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek tespit edilmiştir. Çalışmamız literatür ile benzer şekilde İBH hastalarında olumsuz gebelik sonuçlarının daha fazla olacağı görüşünü desteklemektedir. İBH hastalarının prekonsepsiyonel bilgilendirilmesi, hastalığın remisyonda olması ve yakın gebelik takibi olumsuz gebelik sonuçlarını azaltacağını düşünmekteyiz.ÜK ve Crohn hastalarında gruplar arası ve zamana bağlı şekilde PLT değerlerinde anlamlı istatistiksel fark tespit edilmiştir.İBH hastalarında PLT değerinin hastalık aktivasyonun değerlendirilmesinde önemli bir paratmetre olacağını düşünmekteyiz. Daha fazla hasta sayısı ve prospektif bir çalışmayla İBH hastalarında gebelik takibi, hastalık aktivasyonu ve olumsuz gebelik sonuçlarının değrlendirilmesi önerilir. Anahtar kelimeler: ülsertaif kolit, crohn hastalığı, olumsuz gebelik sonuçları, gestasyonel diyabetes mellitus, abortus, platelet