Mantar intoksikasyonunda progresyonun hemogram parametreleri ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET NUMAN DEMİR
Danışman: Refik DEMİRTUNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ: Mantar zehirlenmeleri tüm dünyada sıkça görülen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Mantar zehirlenmesinde tanı, mantar yeme öyküsünün varlığı, belirti ve bulguların değerlendirilmesi ile konulur.Mantar örneğinin makroskopik ya da mikroskopik incelemesiyle mantarın türü saptanabilir ancak, bu yöntem zordur ve zaman kaybına yol açar. Hastaneye mantar yeme sonrası zehirlenme şikayeti ile başvuran hastaların birçoğunun başvuru sırasında muayenesi ve laboratuar bulguları normal saptanır. Ancak hastalar karaciğer ve böbrek yetmezliğine gidebileceği için hastaneye yatırılıp tedavi edilmeli ve 24-72 saat klinik ve biyokimyasal takibe alınmalıdır. Hangi hastaların karaciğer ve böbrek yetmezliğine gideceği net olarak önceden kestirilememektedir. Buna karşın tedaviye başlama zamanı hastalar için hayati önem taşımaktadır. Literatürde de erken hemodiyalize başlamanın ve uygun vakalarda zamanında yapılan karaciğer naklinin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayan çalışmalar mevcuttur.Ancak her hastanın hemodiyalize alınması ve yatırılarak takip ve tedavi edilmesi önemli bir zaman,iş gücü ve milli gelir kaybına sebep olmaktadır. Bu çalışmada son 6 yılda Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne mantar yeme sonrası zehirlenme şüphesiyle başvuran hastalardan, dahiliye kliniğine yatırılarak takip ve tedavi edilen hastalar, ilk başvuru sırasındaki laboratuar parametrelerinden, hospitalizasyon ihtiyacının, karaciğer ve böbrek yetmezliğine gidişatın öngörülebilir olup olmadığına dair retrospektif olarak taranmıştır. Bu sayede hem mortalitesi yüksek hastalar tespit edilip tedavilerinde daha agresif davranılarak mortalite oranını düşürmek, hem de gereksiz hastane yatışları ile oluşacak iş gücü ve zaman kaybı ile maddi yükü azaltmak amaçlanmaktadır. MATERYAL VE METOD: Bu çalışma 01.01.2011 – 01.02.2017 tarihleri arasında S.B.Ü. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine mantar yeme sonrası bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi zehirlenme şikayetleriyle başvuran ve İç Hastalıkları kliniği tarafından yatırılarak takip ve tedavi edilen hastalar üzerine retrospektif olarak yapıldı. Standart veri toplama formu oluşturuldu. Hastaların yaşı, cinsiyeti, yedikleri mantarın cinsi, komorbid hastalık varlığı, hastaneye başvuru sırasındaki biyokimya ve hemogram parametreleri kaydedildi. Hastaya uygulanan tedavi yöntemleri ,karaciğer ve böbrek yetmezliği gelişip gelişmediği, transplantasyon ihtiyacı olup olmadığı kaydedildi BULGULAR: Çalışmaya katılan hastaların 68'i (%50) erkek, 68'i (%50) kadındır. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 39,5+14,8'dir. Hastaların en büyüğü 75 en küçüğü 18 yaşındaydı. Çalışmaya katılan 136 hastanın; %6,6 sı Diabetes Mellitus, %11'i Hipertansiyon, %0.7'si Kronik Böbrek Yetmezliği, %2,2 si İskemik Kalp Hastalığı, %2,9 u KOAH-Astım, %1,5 i Malignite, %3,7 si Tiroid Hastalığına sahipti. Hastaların 36 tanesine (%26,5) Karbon Filtreli Hemoperfüzyon uygulanmıştır. 26 tanesine (%19.1) Penisilin G tedavisi, 3 tanesine (%2,2) Silmarin tedavisi uygulanmıştır. Geri kalan hastalara destek tedavisi verilmiştir. Hastalardan 10 tanesinde(%7,4) Akut Karaciğer Hasarı gelişmiştir. 3 tanesinde ise (%2,2) Akut Böbrek Hasarı gelişmiştir. Hastaların 3 tanesi( %2,2) tüm müdahalelere rağmen ex olmuştur.Hastaların 68 i (%50) toplama mantar yemiştir. 27 si (%19) kültür mantarı yemiştir. 41 hastanın anamnezinde yediği mantarın türü kayıt edilmemişti.Fulminant Karaciğer Yetmezliği'ne göre MPV dağılımı açısından istatistiksel anlamlı farklılık vardır. (Mann-Whitney U p<0,05), Akut Karaciğer Hasarı'na göre RDW dağılımı açısından istatistiksel anlamlı farklılık vardır. (Mann-Whitney U p=0,034 p<0,001), Akut Karaciğer Hasarı'na göre Mantar dağılımı açısından istatistiksel anlamlı farklılık yoktur. (Fisher's Exact p=0,118) Akut Karaciğer Hasarı gelişen 10 hastanın 8 i toplama mantar yemişti. Akut Karaciğer Hasarı gelişen hiçbir hasta kültür mantarı yememişti. Yetmezlik gelişen 2 hastanın ise yediği mantarın türü anamnez dosyasına kayıt edilmemişti. Akut Böbrek Hasarı olan 3 kişi olduğundan (n sayısı düşük) p değeri hesaplanamamıştır. Akut Böbrek Hasarı gelişen 3 hastanın tamamı toplama mantar yemişti. Ex olan 3 kişi olduğundan (n sayısı düşük) p değeri hesaplanamamıştır. Ex olan hastaların tamamı toplama mantar yemişlerdi. TARTIŞMA: Çalışmamızda akut karaciğer hasarına göre MPV ve RDW dağılımı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır. (Mann-Whitney U p<0,05) NLO ve PLO dağılımı açısından ise istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Akut Böbrek Hasarı ve mortalite için ise istatiksel olarak yeterli hasta sayısına ulaşılamadığı için (3 hasta) değerlendirmeye gidilememiştir. Daha önce de belirttiğimiz gibi çalışmamızın esas amacı kolay ve ucuz olarak uygulanabilen hemogram parametrelerinden, hospitalizasyon ihtiyacının, karaciğer ve böbrek yetmezliğine gidişatın öngörülebilir olup olmadığına dair bilgi elde etmek ve bu sayede mortalitesi yüksek hastalar tespit edilip tedavilerinde daha agresif davranılarak mortalite oranını düşürmek, hem de gereksiz hastane yatışları ile oluşacak iş gücü ve zaman kaybı ile maddi yükü azaltmak amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda mantar intoksikasyonlarında karaciğer yetmezliğine gidişatı öngörmede MPV ve RDW parametreleri yol gösterici olacaktır. Çalışmamızda hastaların hastaneye ilk başvuruları sırasındaki hemogram parametreleri kullanılmıştır. Hastaların yatışları sırasında yapılacak seri ölçümler, daha geniş hasta serilerinin incelenmesi, anamnezlerin daha detaylı alınıp kayıt edilmesi bu konuda bize daha kapsamlı bilgiler sağlayacaktır ve bu parametrelerin klinik kullanımını artıracaktır.