6 ay altı nefrolitiyazis tanısı almış bebeklerde beslenme ve D vitamini etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASYA TUNYA AYDIN AYAN

Danışman: Aysun ÇALTIK YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çocukluk çağında üriner sistem taş hastalığı (ÜSTH), erişkin döneme kıyasla daha az görülmekle birlikte son yıllarda insidansında belirgin bir artış saptanmaktadır. Çocuklarda taş hastalığının önemi, yalnızca akut semptomlara yol açmasından değil, aynı zamanda tekrarlama eğilimi ve böbrek fonksiyonlarını uzun vadede olumsuz etkileyebilme potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Etiyolojide genetik yatkınlık ve metabolik bozuklukların yanı sıra çevresel faktörler, beslenme özellikleri ve D vitamini kullanımı da önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı yaşamın ilk 6 ayında ÜSTH tanısı alan olgularda özellikle beslenme şekli ve D vitamini desteğinin klinik ve biyokimyasal parametreler üzerine etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu tez çalışmasına Sağlık Bilimleri Üniversitesi Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Nefroloji Kliniği'ne Haziran 2024 – Haziran 2025 tarihleri arasında başvuran, 0-6 ay yaş aralığında nefrolitiyazis tanısı almış 112 hasta dahil edilmiştir. Hastaların klinik, laboratuvar ve beslenme özellikleri incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen olguların büyük kısmı erkek olup, tanı yaşı literatürde bildirilen serilerle benzer bulunmuştur. Beslenme şekline göre yapılan değerlendirmelerde, tamamen anne sütü ile beslenen bebeklerde spot idrar kalsiyum/kreatinin oranı karışık beslenenlere göre anlamlı derecede yüksek, serum fosfor düzeyleri ise daha düşük saptanmıştır. Yalnızca anne sütü ile beslenen çocuklarda serum 25-OH kolekalsiferol düzeyleri daha düşük, karışık beslenenlerde ise daha yüksek bulunmuştur. Ancak bu farklılık taş oluşumu açısından belirleyici olmamıştır. Serbest su alımının taş hastalığı üzerindeki etkisi incelendiğinde, serbest su tüketen olgularda taş boyutunun belirgin şekilde daha küçük olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Ailede böbrek taşı öyküsü olguların %32,1'inde pozitif olarak saptanmış ve aile öyküsü olan grupta takip süresince taş boyutunda artış gözlenmiştir. Metabolik değerlendirmelerde, en sık görülen bozukluklar hiperkalsiüri (%16,9), hiperoksalüri (%8,9) ve hipositratüri (%5,3) olup, toplam metabolik anormallik oranı %31,1 olarak bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamız çocukluk çağı ÜSTH'sinde beslenme tipi ve vitamin D desteğinin biyokimyasal parametreler üzerinde anlamlı değişikliklere yol açabileceğini, ancak klinik gidişatı tek başına belirlemediğini göstermektedir. Bulgularımız, erken tanı ve düzenli klinik izlemin yanı sıra, yaşa ve beslenme tipine göre bireyselleştirilmiş değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır.