Vajinal doğum sonrası postpartum üriner retansiyon prevalansı ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HİLAL KÜNKÜL BAYRAKTAR

Danışman: Berna ASLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Postpartum üriner retansiyon (PUR) doğum sonrası dönemde oldukça sık görülen fakat gerek tanımlamalar gerek standart değerlendirme prosedürünün olmaması nedenli kolaylıkla gözden kaçabilen, postpartum dönemde hastanın hayat kalitesini ve konforunu etkileyen ve tespit edilmemesi halinde hem akut hem de kronik sonuçları olan bir durumdur. Çalışmamızda; vajinal doğum sonrası PUR sıklığı ve olası risk faktörlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem : Çalışmamız Başakşehir Çam ve Sakura Hastanesinde 15 Haziran 2024 – 25 Kasım 2024 tarihleri arasında vajinal yolla doğum yapan dahil edilme kriterlerini karşılayan gönüllü onamları alınan 270 hasta ile yapılmıştır. Hastalara vajinal doğum sonrası 6 saat içerisinde spontan idrar çıkışlarının hemen ardından ultrasonografik olarak mesane rezidüel volüm ölçümü yapıldı. 150 mL ve üstü volüm tespit edilen hastalarda sonda kateterizasyonu ile kesin volüm tespiti yapıldı. 150 mL ve üstü hastalar covert (gizli) PUR olarak değerlendirildi. Spontan idrar çıkışı olmayan hastalar overt (açık) tip PUR olarak değerlendirildi. PUR tanısı alan hastalar yardımıyla olası risk faktörleri araştırıldı. Bulgular : PUR prevalansı % 15,6 olarak tespit edildi. PUR açısından değerlendirilen 270 hastadan; 228 olguda PUR izlenmedi, 38 olguda covert tip PUR (% 14,1), 4 olguda overt tip PUR (% 1,5) olarak tespit edildi. Mevcut çalışmamızda persistan PUR vakası olmadı. Hastalar yaş, gravite, parite, gebelik haftası, BMI, doğum endikasyonu, epizyotomi varlığı, travay aktif dönem süresi, fetal EFW, tam idrar tahlili (TİT) şeklinde farklı risk faktörleri açısından değerlendirildi. PUR ile istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde ilişkilendirilen tek risk faktörü travay aktif dönem süresinin uzunluğu olarak tespit edildi. Sonuç : Çalışmamızda PUR prevalansı % 15,6 tespit edilmiş olup, travay aktif dönem süresini uzunluğu PUR için anlamlı bir risk faktörü olarak tespit edilmiştir. Postpartum dönemde hastaların asemptomatik olsalar bile PUR açısından değerlendirilmesi ve PUR için standart bir mesane yönetim protokolü oluşturulması hastaların eksik tanı ve tedavisinin önüne geçebilecek ve sonuçların iyileştirilmesine yardımcı olacaktır. Anahtar Kelimeler : Postpartum üriner retansiyon , PUR , Covert tip PUR , Risk faktörleri , Travay aktif dönem süresi