Kemik modellerinde oluşturulan posterior malleol kırıklarında plakla tespit ve vida ile tespitin biyomekanik olarak karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERHAT KEŞKEK

Danışman: Ahmet Adnan KARAARSLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, sentetik tibia kemikleri üzerinde oluşturulan distal tibial eklem yüzeyinin %25-33'ünü içeren (Bartonicek ve Rammelt tip 2, Haraguchi tip 1) posterior malleol kırıklarının posteriordan plak ile tespitin, anteriordan posteriora gönderilen vida (AP) ile tespitin ve posteriordan anteriora gönderilen vida (PA) ile tespitinin biyomekanik stabilite açısından değerlendirilmesi ve üstün olan yöntemin gösterilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız sentetik tibia modelleri üzerinde posterior malleol kırığı oluşturulması, oluşturulan kırıkların üç farklı cerrahi teknikle fiksasyon sağlanması ve fiksasyon sağlanan kemik modellerine aksiyel yük uygulanması şeklinde planlandı. Kullanılan tibia kemik modellerine kemik testeresi yardımıyla distal tibia ekleminin en az %25'ini içeren posterior malleol kırıkları oluşturuldu. Oluşturulan bu kırıklar redükte edilirken tibial eklem yüzeyinde %100 oranında redüksiyon sağlanmasına dikkat edildi. Kırıklar 3 farklı cerrahi yöntem ile tespit edildi. İlk gruba anteriordan posteriora kırık hattına dik ve birbirine paralel olarak gönderilen 2 adet vida, ikinci gruba posteriordan anteriora kırık hattına dik ve birbirine paralel olarak gönderilen 2 adet vida ile tespit uygulandı. Üçüncü grupta posteriordan 1/3 tübüler plak ve 3 adet kortikal vida kullanılarak tespit sağlandı. Kuvvet 10 mm/dk hızında ve direkt olarak posterior malleol üzerine uygulandı. Artarak verilen yüklenmeler sırasında kırık hatlarında 0,5 mm, 1 mm, 1,5 mm ve 2 mm deplasman oluşturan kuvvetler kaydedildi. Ayrıca 100 N, 200N ve 300 N yük altındaki deplasman değerleri kaydedildi. Elde edilen verilerle yapılan çoklu karşılaştırmalar için tek yönlü ANOVA (Post Hoc/LSD) kullanıldı. Tüm testlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p ≤ 0,05 olarak alındı. Bulgular: Yapılan istatistiksel testler sonucunda, 0,5 mm, 1 mm, 1,5 mm ve 2 mm deplasman yaratan kuvvetler karşılaştırıldığında, posteriordan plak kullanılarak yapılan fiksasyonun, AP vida yöntemi uygulanarak yapılan fiksasyona göre biyomekanik olarak daha stabil olduğu bulunmuştur. Posteriordan plak ve posteriordan anteriora vida gönderilerek yapılan fiksasyon karşılaştırıldığında ise; 0,5 mm ve 1 mm deplasman değerlerinde plak yönteminin PA vida yöntemine göre anlamlı olarak daha iyi bir fiksasyon sağladığı görüldü. Ancak 1,5 mm ve 2 mm deplasman değerlerinde posteriordan plak uygulanması ile posteriordan anteriora gönderilen vida yöntemi arasında anlamlı fark olmadığı görüldü. AP vida ve PA vida yöntemleri biyomekanik olarak kıyaslandığında ise iki yöntem arasında istatistiksel olarak hiçbir deplasman değerinde anlamlı fark ortaya çıkmadığı görüldü. 100 N (p=0,049), 200N (p=0,045) ve 300 N (p=0,014) yük altındaki deplasman miktarları kıyaslamasında 3 grup arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıktı. Uygulanan 200 N kuvvet AP vida yönteminde 2,07 mm, PA vida yönteminde 1,82 mm, plak yönteminde 1,09 mm deplasman yarattı. 300 N kuvvet uygulanmasındaki değerlere bakıldığında ise AP vida yönteminde 4,72 mm, PA vida yönteminde 3,26 mm, plak yönteminde 1,82 mm vertikal deplasman oluşturduğu görüldü. Sonuç: Yaptığımız bu çalışmada 1 mm deplasman yaratan kuvvetler karşılaştırıldığında posteriordan plak ile tespitin, eklem yüzeyinin en az %25'ini içeren posterior malleol kırıklarının tespiti için biyomekanik olarak en stabil fiksasyon yöntemi olduğu görülmüştür. Uygulanan kuvvetlerdeki deplasman değerlerine bakıldığında, biyomekanik olarak stabilitesi en düşük grubun AP vida yöntemi olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: posterior malleol kırığı, cerrahi teknik, biyomekanik, aksiyel yüklenme, plak, vida