Aile sağlığı merkezine başvuran antihipertansif ilaç kullanan hipertansiyon hastalarında tansiyon kontrolünün ve tedaviye uyumun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ARZU PINAR TURAN BİÇER

Danışman: Berrin TELATAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Çalışmanın amacı, 6 aydan uzun süredir antihipertansif ilaç kullanan, 18 yaş ve üzeri hipertansiyon (HT) hastalarında tansiyon kontrolü, tedavi uyumu ve tedavi uyumunu etkileyen faktörlerin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı türde, Tek merkezli, gözlemsel ve kesitsel tasarıma sahip bu araştırma, Silivri 6 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'ne 01.04.2022 ve 01.06.2022 tarihleri arasında herhangi bir sebeple başvuran 18 yaş ve üzeri 180 HT hastası ile yürütülmüştür. Hastaların sosyodemografik ve klinik özellikleri, sağlıklı yaşam davranışları, kullandıkları antihipertansif ilaçlar, düzenli doktor izlemine uyma ve antihipertansif ilaç uyumu (ilaç almama, reçete ettirememe sebebiyle tedaviyi aksatma ve başkalarının ilacını kullanma) ile ilgili sorulara verdikleri yanıtlar kayıt edilmiştir. Ayrıca hastaların ilk gelişte ve miksiyon sonrası olmak üzere, sistolik kan basıncı (SKB) ve diyastolik kan basıncı (DKB) ölçülerek kayıt edilmiştir. Hastaların miksiyon sonrası ölçülen sistolik ve diyastolik kan basıncı değerleri Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporuna göre değerlendirilerek, hedef kan basıncı değerine sahip olma durumuna göre "hastaların HT tedavi hedefine ulaşma durumları" belirlenmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 63,4±10,7 yıl iken 122'si (%67,8) kadın, 58'i ise (%32,2) erkektir. Hastalarda en sık görülen HT dışı kronik hastalık diabetes mellitustur (%26,7). Hastaların yarısına yakınının ailesinde HT vardır. Hastaların %67,7'si 5 yıldan uzun süredir tanı almıştır. En sık kullanılan antihipertansif ilaçlar; diüretik (%62,2), anjiotensin II reseptör blokeri (ARB) (%57,2) ve ACE inhibitör (%28,9) iken, en sık kullanılan antihipertansif kombinasyonu ise diüretik+ARB'dir (%35,6). Hastaların 27'si (%15,0) antihipertansif ilacını içmediği gün olduğunu, 162'si (%90,0) HT tedavisinin izlemi için doktor randevusuna düzenli gittiğini, 19 hasta (%10,6) HT ilacını reçete ettiremediği için tedaviyi aksattığını bildirirken, hiçbir hasta başkalarının ilacını kullanmamaktadır. Tedavi ile ilgili bu dört kriter bir arada değerlendirildiğinde, hastaların 139'unun (%77,2) hepsine uyduğu saptanmıştır. İlaç aksatma, doktor randevusuna düzenli gitme ve reçete ettiremediği için ilaç aksatma arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Hastaların ilk başvurudaki SKB ölçümü ile miksiyon sonrası SKB ölçüm arasında ortalama 5,9±3,6 mmHg; ilk başvurudaki DKB ölçümü ile miksiyon sonrası DKB ölçüm arasında ortalama 2,8±3,2 mmHg fark saptanmıştır. Bununla beraber, ilk başvuru ve miksiyon sonrası ölçülen SKB ve DKB değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar saptanmıştır. Hastaların 105'i (%58,3) HT tedavi hedefine ulaşmıştır. Alkol kullanımı, doktor randevusuna düzenli gitme alışkanlığını istatistiksel olarak anlamlı şekilde olumsuz yönde etkilemektedir (p=0,049). İlaç kullanım süresi fazla olanlar ve iki veya daha fazla farklı etkin madde içeren antihipertansif tedavi alan hastalar, istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha az oranda reçete ettiremediği için tedaviyi aksatmaktadır (sırasıyla, p=0,024 ve p=0,020). Yaş arttıkça hipertansiyon tedavi hedefine ulaşma oranı istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmaktadır (p=0,023). Ayrıca alkol kullanmayanlar kullananlara göre, her gün düzenli yürüyüş yapanlar yapmayanlara göre, tuz kısıtlamasına tam olarak uyanlar tam olarak uymayanlara göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha fazla sıklıkta hipertansiyon tedavi hedefine ulaşmaktadır (sırasıyla, p=0,031, p=0,028 ve p=0,035). Sonuç: Yetişkin hastalarda hipertansiyon tedavi uyumu ve antihipertansif tedavi hedefine ulaşma durumu çok faktörlüdür. Aşırı alkol kullanımın azaltılması, düzenli egzersiz ve tuz kısıtlaması gibi davranış değişiklikleri hedef kan basıncına ulaşmada faydalı olabilecektir. Bu hedef doğrultusunda; bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ve birinci basamak tedavi hizmetlerinin sunumunda birincil olarak görev alan aile hekimlerinin, HT hastalarının izleminde tedaviye uyumunu yakından kontrol etmelerinin, hastaları riskli ve sağlıklı yaşam davranışları açısından değerlendirmelerinin ve gerektiğinde hastaları bu faktörler açısından bilgilendirmelerinin faydalı olacağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, antihipertansif tedavi, tedavi uyumu.