6-10 yaş arası dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan hastalardaki serum klotho düzeylerinin sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP İHTİYAR AYDİLEK

Danışman: Mehmet Ayhan CÖNGÖLOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) oluşumunda birçok genetik ve çevresel faktörün rol oynadığı ileri sürülmekte ancak etiyolojisi henüz net olarak bilinmemektedir. Yapılan birçok çalışma nörogelişimsel bozukluk tanısı alan çocuklarda sağlıklı kontrollere kıyasla; proinflamatuar sitokin düzeylerinde artış ve antiinflamatuar sitokin düzeylerinde azalma olduğunu göstermektedir. Yapılan çalışmalarda nöropsikiyatrik hastalıklarda antioksidan ve antiinflamatuar yolaklar üzerindeki etkisi ile bilinen klotho protein düzeylerininin daha düşük olduğu öne sürülmektedir. Nörogelişimsel bir bozukluk olan DEHB'de serum klotho protein düzeylerinin tanı ve tedavi sürecinde yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada 6-10 yaş arası DEHB tanısı alan çocuklardaki serum Klotho düzeylerinin aynı yaş grubundan sağlıklı çocuklarla karşılaştırılması ve DEHB grubundaki belirti şiddeti ve belirti alanlarının serum Klotho düzeyi ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve vaka-kontrol olarak tasarlanan bu araştırmaya 6-10 yaş aralığında DEHB tanısı almış 40 hasta ve 40 sağlıklı kontrol alınmış olup çalışmanın örneklemini yapılan muayenenin bir parçası olarak kan tetkiki istemi gerekli görülen çocuklar oluşturmuştur. Çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı tarafından tüm olguların psikiyatrik değerlendirmesi yapılmıştır. Tüm katılımcıların ebeveynlerine bilgilendirilmiş gönüllü olur formu (BGOF) ve sosyodemografik veri formu (SDVF) verilmiştir. Araştırmacı tarafından hasta ve kontrol grubuna Okul Çağı Çocuklar İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu-Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T) kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. DEHB tanısı alan çocukların belirti şiddeti ve belirti alanı; Turgay DSM-IV'e göre Yıkıcı Davranım Bozuklukları Tarama Ölçeği (T-DSM-IV) ve Yönetici İşlevlere Yönelik Davranış Değerlendirme Envanteri (YİYDDE) kullanılarak değerlendirilmiştir. Klotho protein düzeyleri rutin muayenenin bir parçası olarak alınan periferik venöz kandan arta kalan kan örneklerinin tıbbi biyokimya laboratuvarında uygun koşullarda muhafaza edilip kitlere uygun ELISA cihazlarında çalışılmasıyla ölçülmüştür. Bulgular: Katılımcıların hasta (124,63±63,27) ve kontrol (196,89±172,04) gruplarına göre Klotho değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık vardır (t=-2,462; p=0,017), kontrol grubunda klotho düzeyleri DEHB'li olgulara göre belirgin olarak yüksek saptanmıştır. DEHB'li hastaların klinik görünümüne göre serum klotho düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Serum klotho düzeyleri ile mevcut sistemik inflamasyon durumunda yükselmesi beklenen inflamatuar parametreler arasında korelasyon bulunmamıştır. Serum klotho düzeyleri ile T-DSM-IV alt ölçek ve toplam ölçek puanları arasında korelasyon bulunmamıştır. Hastaların Klotho değerleri ile YİYDDE ebeveyn ve öğretmen formlarının alt ölçek ve toplam ölçek puanları arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Sonuç: DEHB'li olgular ile sağlıklı kontrol grubu arasında serum klotho protein düzeyleri açısından anlamlı fark bulunmuştur. Bu bulgular nöroprotektif etkilerine dair güçlü kanıtlar bulunan potansiyel bir antiinflamatuar biyobelirteç olan klotho proteininin DEHB'de biyomarker olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Dolaşımdaki serum klotho protein düzeyi nörogelişimsel bir hastalık olan DEHB'ye yatkınlığı gösterebilir.