Doğuştan kalp hastalığı olan çocuk hastalarda multipleks polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile tanı konulmuş respiratuar sinsityal virüs (RSV) hastalık yükünün retrospektif olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. BEHÇET UZ ÇOCUK HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF GÖKBİKE KÖSELİ
Danışman: Timur MEŞE
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Alt solunum yolu enfeksiyonları çocukluk çağında önemli mortalite ve morbidite nedenidir. Respiratuar sinsityal virüs çocuklarda en sık alt solunum yolu enfeksiyonu etkenlerinden birisidir. Klinik bulgular yaşa ve komorbid hastalık durumuna bağlıdır. Özellikle prematüre doğum öyküsü, kardiyak, respiratuar ya da immünolojik hastalığı olan çocuklarda ciddi seyredebilmektedir. Özgün tedavisi olmayan RSV enfeksiyonlarından korunmada günümüzde anti-RSV monoklonal antikoru (palivizumab) kullanılmaktadır. Ancak maliyeti yüksek bir profilaksi yöntemi olması nedeniyle kullanımı belirli risk grupları ile sınırlandırılmıştır. Biz bu çalışmamızda hastanemizde 2016 - 2018 yılları arasında yatırılarak takip edilen ve multipleks PCR yöntemi ile mikrobiyolojik olarak tanı koyulmuş 29 gün-18 yaş arası RSV hastalığı olgularının demografik özelliklerini, hastalığın mevsimsel görülme özelliklerini, hastaların hastanede yatış sürelerini, hastalığın mali yükünü, klinik seyirlerini, eşlik eden hastalıklarını, palivizumab (profilaksi) uygulanma durumlarını, zamanları ve sıklığını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmaya S.B.Ü. İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde 2016-2018 yılları arasında nazal, orofaringeal, endotrakeal yolla elde edilen örneklerde multipleks PCR yöntemi ile RSV pozitifliği saptanan 29 gün-18 yaş arası 621 olgu dahil edilmiştir. Vakalar Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) mikrobiyoloji laboratuvarı kayıtları üzerinden saptanmıştır ve veriler yine bu sistem üzerinden elde edilmiştir. Tüm veriler olgu rapor formuna kaydedilmiş ve daha sonra elektronik ortama aktarılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Scienses-IBM Inc. Chicago, Illinois, USA) 22 Windows programı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan 621 olgunun %58,1'i erkek, en küçük vaka 30 günlük, en büyük vaka 17 yaşında ve yaş ortalaması 17,1 ay (SD: 27,2) saptanmıştır. Altı yüz yirmi bir olgunun 199 tanesinde komorbid bir durum bulunmaktadır. Komorbid durumu olan olguların hastanede kalış süresi ortancası 11 gün (IQR:7-16), oksijen ihtiyacı %36,2, yoğun bakım ihtiyacı %15,1, ortanca yoğun bakım izlem süresi 7 gün (IQR: 4-13,5), mekanik ventilasyon ihtiyacı %6,5 ve yatış maliyeti ortancası 2131,10 TL (IQR:1191,97-4677,74) saptanmıştır. Komorbid durumu olmayan önceden sağlıklı çocuklarda ise hastanede kalış süresi ortancası 8 gün (IQR: 6-11), oksijen ihtiyacı %27, yoğun bakım ihtiyacı %4,5, ortanca yoğun bakım izlem süresi 4 gün (IQR:3-7), mekanik ventilasyon ihtiyacı %0,9 ve yatış maliyeti ortancası 1251,78 TL (IQR: 898,76-1791,74) saptanmıştır. Çalışmaya dahil edilen olguların 5 tanesi yatışı sırasında hayatını kaybetmiştir ve tamamının en az bir komorbid bir durumu bulunmaktadır. Olguların 180 tanesinin komorbid durumu olup palivizumab endikasyonu bulunmamakta, 12 tanesinin palivizumab endikasyonu bulunmakta ancak yapılmamış, 7 olguya da yatışı öncesinde palivizumab profilaksisi başlanmış ancak tamamı enjeksiyon tarihlerini geciktirmiştir. Bu olgulardan 1 tanesi hayatını kaybetmiştir. Olguların 80 tanesinde doğuştan veya edinilmiş kalp hastalığı saptanmıştır. 136 olguda ise herhangi bir endikasyon ile ekokardiyografi yapılıp normal saptanmış ve eşlik eden başka bir komorbid durumu bulunmamaktaydı. Doğuştan ve edinilmiş kalp hastalığı olan olguların hastanede kalış süresi (p 0,05 tüm parametreler için) Sonuç: RSV çocukluk çağı alt solunum yolu enfeksiyonlarının önemli bir nedenidir (%20). Hastalığın seyrinde pek çok faktör rol oynamaktadır ve en önemlisi eşlik eden komorbid bir durum olmasıdır. Kronik bir hastalığı olan çocuklarda hastanede yatış süresi, hastalığın mali yükü, oksijen ve yoğun bakım ihtiyacı önemli ölçüde artmaktadır. Profilaksi endikasyonu olan hastalar dışında, nöromusküler hastalığı olan olgular da profilaksiden yarar görebilir, ancak bu konuda daha fazla maliyet etkinlik analizine ihtiyaç vardır. Profilaksi programına dahil edilen olguların tedavi uyumu düşüktür (%23) ve bu profilaksinin etkinliğini azaltmaktadır. Bu yüzden profilaksi takibi daha sistematik yapılmalıdır. Anahtar kelimeler: respiratuar sinsityal virüs, pnomoni, bronsiolit, palivizumab, mali yük