Yenidoğanlarda dehidratasyon tanısında yatak başı ultrasonografi yöntemi ile vena cava inferior/abdominal aorta oranının tanısal değerinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURAK BATUHAN GÖK

Danışman: Dilek KAHVECİOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Term yenidoğanlarda postnatal dönemde görülen tartı kaybının önemli bir bölümü fizyolojik olmakla birlikte, bazı olgularda klinik olarak anlamlıpatolojik sıvı kaybı gelişebilmektedir. Klinik muayene bulguları ve biyokimyasal parametreler, özellikle erken dönemde, fizyolojik tartı kaybı ile dehidratasyonun ayrımında her zaman yeterli duyarlılığa sahip olmayabilir. Bu prospektif çalışmada, 0–7 günlük term yenidoğanlarda yatak başı ultrasonografi (POCUS) ile ölçülen vena cava inferior (VCI) ve abdominal aort (AA) temelli oran ve indekslerin (VCImin/AA, VCImax/AA, VCIort/AA, VCImax/min) dehidratasyon tanısını ayırt etmedeki performansını değerlendirmek; ayrıca bu parametrelerin tek başına ve kombine model yaklaşımıyla tanısal doğruluğa olası katkısını araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Prospektif, gözlemsel olarak yürütülen çalışmaya 51 term yenidoğandahil edildi. Hasta grubu, 0–7 günlük, dehidratasyon tanısı alan ve yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılarak tedavi edilen olgulardan (n=26) oluşturuldu; kontrol grubu (n=25) ise klinik olarak stabil term yenidoğanlardan oluştu. Hastaların demografik verileri ve biyokimyasal parametreleri karşılaştırıldı. POCUS ile VCImax, VCImin ve AA çapı ölçüldü; ilgili indeksler hesaplandı. Tanısal performans ROC analiziyle değerlendirildi ve eşik değerleri Youden indeksi ile belirlendi. Bulgular: Gruplar arasında cinsiyet (p=0,896), anne yaşı (p=0,560), doğum ağırlığı (p=0,761) ve gebelik haftası (p=0,168) açısından anlamlı fark saptanmadı. Total ağırlık kaybı hasta grubunda anlamlı derecede daha yüksekti [%7,0 (5,5–9,7) vs %2,5 (1,5–3,3); p<0,001]. Biyokimyasal karşılaştırmada hasta grubunda kreatinin (p=0,030), sodyum (p<0,001) ve potasyum (p=0,015) değerleri daha yüksek saptanırken, üre açısından anlamlı fark izlenmedi (p=0,154). Ultrasonografide VCImax ve VCImin hasta grubunda daha düşük bulundu (her ikisi için p<0,001); AA çapı gruplar arasında benzerdi (p=0,865). VCI temelli indekslerin tümü dehidratasyon grubunda daha düşüktü (tüm p<0,001). ROC analizinde AUC değerleri VCImin/AA için 0,970, VCIort/AA için 0,954, VCImax/min için 0,949 ve VCImax/AA için 0,842 bulundu. Kombine model (VCImin/AA + VCIort/AA + VCImax/min) yüksek ayırt edicilik gösterdi (AUC 0,962). Sonuç:Bu prospektif çalışmada, dehidratasyon tanısı ile YDYBÜ'ye yatırılan 0–7 günlük term yenidoğanlarda POCUS ile ölçülen VCI minimum ve maksimum çaplarının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu; buna karşın abdominal aort (AA) çapının gruplar arasında benzer seyrettiği gösterilmiştir. VCI ölçümlerinden türetilen VCImin/AA, VCIort/AA ve VCImax/min gibi normalize indekslerin belirgin şekilde azalması ve ROC analizlerinde yüksek AUC değerleri ile desteklenmesi, bu parametrelerin klinik olarak anlamlı sıvı kaybının değerlendirilmesinde yararlı bir ayırt edici gösterge olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca seçilmiş indekslerin bir araya getirildiği kombine modelin yüksek tanısal performans sergilemesi, çoklu parametre yaklaşımının tek bir ölçüme bağlı değişkenliği azaltarak sınıflandırma doğruluğunu artırabileceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte, çalışma tasarımı ve örneklem özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, bu bulguların farklı popülasyonlarda doğrulanması ve klinik uygulamadaki yerinin belirlenmesi için daha geniş örneklemli çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatine varılmıştır.