Postmenopozal kadınlarda miyosteatoz ve subkutan yağ ölçümlerinin metabolik sendrom ile ilişkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞDAŞ EDİP ERASLAN
Danışman: Sema BASAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, postmenopozal kadınlarda diz ve uyluk bölgelerinde dört farklı anatomik kadranda (anterolateral, anteromedial, posterolateral, posteromedial) yapılan subkutan yağ dokusu kalınlık ölçümlerinin metabolik sendrom (MetS) ile ilişkisini incelemek ve bu ölçümlerden elde edilen eşik (cut-off) değerlerin MetS öngörüsündeki potansiyelini araştırmaktır. Ayrıca, kas içi ve arası yağlanmayı temsil eden IntraMAT/IMAT oranı ile MetS arasındaki ilişki de değerlendirilmiştir. Yöntem: Çalışmaya, Ümraniye Eğitim ve Araştırma hastanesinin iç hastalıkları polikliniğine başvuran ve postmenopozal dönemde olan 58 kadın hasta dahil edilmiştir. Tüm katılımcıların diz ve uyluk MRG görüntüleri değerlendirilmiş; her dört kadranda subkutan yağ dokusu kalınlığı ölçülmüştür. Ayrıca infaz/outfaz sekansları ile elde edilen IntraMAT/IMAT oranları da analiz edilmiştir. MetS tanısı, uluslararası kriterlere göre konulmuştur. Elde edilen veriler korelasyon analizi, grup karşılaştırmaları ve ROC eğrisi analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Sadece diz ve uyluk posterolateral kadranlarında ölçülen subkutan yağ dokusu kalınlığı ile MetS arasında anlamlı, ters yönlü ilişkiler saptanmıştır. ROC analizlerinde, diz posterolateral yağ dokusu için cut-off değeri 17 mm; uyluk posterolateral yağ dokusu için ise 19 mm olarak bulunmuş ve her iki değer de yüksek duyarlılık ve özgüllükle MetS'yi öngörmede anlamlı bulunmuştur. Diğer kadranlarda anlamlı ilişki saptanmamıştır. IntraMAT/IMAT oranları ile MetS arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Posterolateral diz ve uyluk subkutan yağ dokusu kalınlığı, postmenopozal kadınlarda MetS ile anlamlı şekilde ilişkilidir ve bu ölçümlere dayalı cut-off değerler, MetS riskinin öngörülmesinde potansiyel bir biyobelirteç olarak değerlendirilebilir. Alt ekstremite yağ dağılımının yalnızca hacmiyle değil, anatomik lokalizasyonuyla da metabolik sağlık açısından farklı etkiler gösterebileceği düşünülmektedir. Miyosteatoz değerlendirmelerinde ise daha ileri görüntüleme teknikleri ve fonksiyonel kas ölçümlerine dayanan ileri çalışmalar gereklidir. Anahtar Kelimeler: Metabolik Sendrom, Subkutan Yağ, Manyetik Rezonans Görüntüleme, Miyosteatoz, Postmenopozal Kadınlar