Gebelerde doğum eyleminin aktif fazında uygulanan müzikoterapinin maternal kaygı, ağrı algısı üzerine ve yenidoğan sonuçlarına etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KORAY KODAL

Danışman: Rahime BEDİR FINDIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada amaç, müzikoterapinin doğum ağrısı algısı üzerinde yarattığı olumlu etkileri tespit etmek ve ayrıca ağrı ve anksiyete nedeniyle kooperasyon kuramadığımız ve doğum eylemi yönetiminde sıkıntı yaşadığımız gebelerimizin rahatlatılmasıdır. Bununla birlikte müzikoterapinin yenidoğan sonuçlarına etkisinin araştırılması da planlanmıştır. Çalışmamızda APGAR skoru, yoğun bakıma yatış oranı, gibi neonatal sonuçları müzikoterapi ile korelasyonunu araştırdık. İkincil amaç ise, müzik terapinin doğum eylemi süresine, primer sezaryen oranına ve aktif fazdaki ağrı algısının değişimine faydasının olup olmadığının araştırılmasıydı. Gereç ve yöntem: Bu çalışma prospektif olarak planlanmıştır. Ankara Şehir Hastanesinde Eylül 2022 ile Aralık 2022 arasında kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde travay salonuna yatışı verilen çalışmaya onam veren, TC vatandaşı olan, işitme engeli olmayan, daha önce doğum yapmamış olan, 20-40 yaş aralığında olan, 37-42 hafta arası gebeliği olan ve doğum eylemi spontan başlayan, ek sistemik hastalığı olmayan tekil gebeliklerde doğum eyleminin aktif fazında (servikal açıklık >4 cm) müzikoterapi uygulanacak 70 gebe çalışma grubu, müzikoterapi uygulanmayan 70 gebe kontrol grubu olmak üzere toplamda 140 gebe üzerinde yapılmıştır. Çalışmada hastaların demografik-klinik özellikleri, hasta yaşı, gebelik haftası, gravide sayısı, parite sayısı, abortus sayısı, başvuru anındaki vajinal açıklığı kaydedildi. Birincil sonuç değişkeni olarak gebelerin travay takibinde 6 cm açıklığa ulaşıldığında VAS ve Travmatik doğum algısı ölçekleri uygulandı. Doğumun 2. Evresine kadar SPA müzikleri dinletildi. Tüm hastalara doğum salonu kliniğinde olan aynı müzikler dinletildi. 8 cm açıklığa ulaşıldığında tekrar VAS değerlendirmesi uygulanarak veriler kaydedildi. Doğum sonrası 1. Saatte de Travmatik doğum algısı ölçeği uygulandı. Doğum sonrası bebeklerde; APGAR skoru, yenidoğan yoğun bakım yatış oranı incelenmesi yapılmıştır.İkincil sonuç değişkeni olarak doğum eylem süresi ve doğum şekli kayıt altına alınmıştır. Hastaların ikincil amacımıza göre primer sezaryen oranları da bu verilerle hesaplanmıştır. Bulgular: Yaş, soy ve özgeçmiş, eğitim durumu, gebelik haftası, geçirilmiş gebelik sayısı bakımından homojen olan kontrol ve müzikoterapi grubunda travay süreleri açısından da anlamlı fark izlenmedi. Aynı zamanda iki grup arasında doğum şekli, primer C/S oranları ve yenidoğan yoğun bakıma yatış oranı açısından da fark izlenmedi. Hastalarda doğum ağrısı şiddeti 1-10 arası bir değerde değerlendirildiğinde müzikoterapi grubunda, müzik öncesi ölçülen ilk doğum ağrısı şiddetinin (ortalama 9,2, SS 0,9), kontrol grubunun ilk doğum ağrısı şiddetinden (ortalama 8,9, SS 0,7) daha yüksek olduğu görülmüştür (t(138)=1,993, p=0,048). İkinci doğum ağrısı şiddeti karşılaştırıldığında ise kontrol grubunun (ortalama 9,6, SS 0,5), müzikoterapi gurubundan (ortalama 7,7, SS 1,0) daha yüksek olduğu görülmüştür (t(98)=-14,355, p<0.001). Birinci ve ikinci doğum ağrısının şiddetinin farkına bakıldığında azalışın ortalama 0,4 (SS 1,4) olduğu görülmüştür. Doğum ağrısındaki değişim müzikoterapi grubunda (ortalama -1,5, SS 1,0), kontrol grubundan (ortalama 0,7, SS 0,7) daha fazla olduğu görülmüştür (t(126)=-15,011, p<0.001). Doğum yapma düşüncesinden korku seviyesi, doğuma ve sonrasına dair endişe düzeyi, doğumda kendini kaybetme korkusu seviyesi, doğumda ölme korkusu düzeyi, doğum esnasında yapılacak müdahalelere ilişkin korku düzeyi, genital bölgenin hasara uğrama korkusu düzeyi, doğum düşüncesinin huzursuz etme seviyesi ve bir kişiye doğumda eşlik etme durumunda yaşanabilecek kaygı seviyesi ve doğum anını hatırlatan uyaranlarla karşılaşınca oluşabilecek korkulara ilişkin beklenti seviyesi de incelenmiş olup müzikoterapi grubunda doğum korkusu ve ağrı algısına ilişkin tüm parametrelerde kontrol grubuna göre istatistiki olarak anlamlı derecede daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda psikiyatrik hastalıkların tedavisinde yıllardır kullanılan müzikoterapinin homojen demografik özelliklere ve homojen doğum algısına sahip hastalarda doğum ağrısı, anksiyete seviyesi, doğum ve doğumda oluşacak olaylara karşı korku seviyesi, ölüm korkusu düzeyi, sağlıkçıya olan güven seviyesi, yabancılaşma hissi düzeyine ciddi olumlu etkileri olduğunu gösterdik. Bu hastaların travay takibinde uygulanabilir ucuz, kolay, risksiz bir yöntemle hastalarda ciddi olumlu psikolojik etkiler sağlanması yönünde literatüre katkı sağlayabilir. Çalışma daha büyük örneklem büyüklükleri, aromaterapi-masaj gibi tekniklerle zenginleştirilip geliştirip çalışılabilir. Bu da hastaların takibinde bize yol gösterici olabilir. Anahtar kelimeler: Müzikoterapi, doğum korkusu, doğum ağrısı, VASP, anksiyete