Acil servise enfeksiyon nedeniyle başvuran hemodiyaliz ve renal transplantasyon hastalarının yatış endikasyonları ve prognozlarının retrospektif incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NARİN ÇAV
Danışman: Numan GÖRGÜLÜ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Hemodiyaliz hastalarında üremik ortam vardır. Ayrıca böbrek nakilli hastalarda T lenfosit fonksiyonunun tedavide kullanılan immünosupresyon yapan ilaçlarla baskılanmasından dolayı lenfopeni bulunmaktadır. İmmünitenin hasarlı olduğu görülmektedir. Ayrıca bu hastaların klinik bulguları silik seyrettiğinden tanı konulması zorlaşmakta; bu da tedavide gecikmeye ve mortalitede artışa neden olmaktadır. Çalışmamızda hastanemiz acil servisine farklı enfeksiyon veya enfeksiyon dışı nedenlerle başvuran hemodiyaliz ve renal transplantasyon hastalarının enfeksiyon nedenleri, yatış endikasyonları ve uygulanan tedavilerin sağ kalım ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Ocak 2017 ve Aralık 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran 18 yaş üstü, en az 1 yıldır hemodiyaliz (HD) tedavisi gören hastalar ve renal transplantasyon (RT) sonrası 1 yılını doldurmuş posttransplant hastaların tedavi yanıtını değerlendirmeye yetecek kadar klinik veriye erişilebilir olan hastalar dahil edilmiştir. Bu kapsamda yapılan dosya incelemeleri sonucunda toplamda 153 hasta verisine erişilmiştir. Enfeksiyon nedeni ile başvuran 79 HD ve 21 RT hastası, enfeksiyon dışı nedenlerle acil servise başvuran 37 HD ve 16 RT hastası dahil edilmiştir. Bulgular: HD ve enfeksiyon ile takip edilenlerde; ortalama yaş 62,913, %57'si erkek cinsiyet, etiyolojide %56,4 diyabetik nefropati (DN) ve eşlik eden en sık komorbid hastalığın %84,3 hipertansiyon (HT) olduğu görüldü. Juguler ven kateteri en sık kullanılan (%43,8) ve en sık enfekte olan kateter olarak saptandı. HD hastalarında; en sık enfeksiyon odağı kemik, eklem ve yumuşak doku enfeksiyonu %24,1; birinci seçenek olarak en sık kullanılan antibiyotik karbapenem grubu olarak tespit edildi. RT ve enfeksiyon ile takip edilenlerde; ortalama yaş 45,915, %61,9'u erkek cinsiyet, etiyolojide %42,9 glomerülonefrit (GN) ve eşlik eden en sık komorbidite %81 HT olarak bulundu. Donorün canlı vericiden veya kadavradan olmasının sağ kalıma etkisinin olmadığı görüldü. En sık enfeksiyonun %47,6 ile pulmoner sistem kaynaklı olduğu ve birinci seçenek antibiyoterapi olarak %33,3 karbapenem ve kinolonların eşit oranda başlandığı görüldü. Sonuç: Enfeksiyon; HD ve RT hastalarında normal popülasyona göre silik klinik bulgularla başlayıp daha ağır seyretmektedir. Tedavide daha farklı ve güçlü antimikrobiyal seçeneklerin kullanılması gerekmektedir. İleri yaş, komorbidite varlığı, yüksek C reaktif protein (CRP) ve prokalsitonin (PCT) düzeyleri ile düşük albümin ve hemoglobin düzeylerinin mortaliteyi arttırdığı bulundu. Bu dezavantajlardan dolayı tedaviye en etkin, en hızlı ve en doğru şekilde başlanmalı; HD ve RT hastaları yakın takip edilmelidir.