Yoğun bakımdan izole edilen karbapenem dirençli acinetobacter baumannii suşlarında antibiyotik direnç genlerinin araştırılması ve kullanılan antibiyotik ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZNUR GÜNEŞ

Danışman: Mustafa ERTEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Asinetobakterler tüm dünyada özellikle yoğun bakım ünitelerinde salgınlara yol açan fırsatçı patojenlerdir. Hastanelerde geniş spektrumlu antibiyotiklerin yaygın ve uygunsuz kullanımı bu bakterilerde kullanılan birçok antibiyotiğe karşı direnç gelişmesine neden olmuştur. Direnç mekanizmaları arasında beta-laktamazlar, hücre duvarı kanallarındaki değişiklikler (porinler) ve efflux pompa aktivitesinde artış bulunur. Karbapenem direncinde OXA tipi beta-laktamazların ve metallo-beta-laktamazların sentezi önemli bir yer tutar. Çalışmamızın amacı karbapenem dirençli A. baumannii suşlarında dirençten sorumlu olabilecek genleri tespit edip, öncesinde kullanılan antibiyotik ile arasındaki ilişkiyi irdelemek ve akılcı abtibiyotik kullanımına yol göstermektir. Hastaların komorbid durumları incelendiğinde 8 (%17)'inde hemotolojik malignite, 23 (%49)'ünde solid organ tümörü, 4 (%8,5)'ünde travma, 8 (%17)'sinde malignite dışı diğer kronik hastalıklar tespit edilirken, 4 (%8,5) olguda ek hastalık saptanmadı. Asinetobakter izolatlarının en duyarlı olduğu antibiyotikler kolistin (%87,2) ve tigesiklin (%87,2) di, diğer antibiyotik duyarlılık oranları; trimetopirim-sulfametoksazol (%31,9), amikasin (%17), gentamisin (%10,6), sefoperazon-sulbaktam (%6,3) şeklinde sıralanmaktaydı. Ampisilin-sulbaktam, karbapenemler, kinolonlar, piperasilin-tazobaktam, sefepim, seftazidim'e karşı bütün suşlar dirençli olarak tespit edildi. Ayrıca iki izolat çalışılan tüm antibiyotiklere (panrezistan) dirençli bulunmuştur. Multiplex PCR yöntemi ile araştırılan OXA-50-51-55-24-23-58, VIM, IMP, KPC ve NDM enzimlerini kodlayan genlerden tüm suşlarda OXA 23 ve OXA 51 pozitif saptanırken çalışılan diğer genler negatif olarak bulunmuştur. OXA 51 in A. baumannii suşlarının doğal yapısında bulunan bir enzim olduğundan hastanemizde karbapenem direncinden sorumlu olan enzimin OXA 23 olduğu düşünülmüştür. Hastaların 31 (%66)'inde Asinetobakter üremesi öncesi karbepenem grubu antibiyotik kullanımı tespit edilmiş olup 16 (%34)'sında karbapenem dışı antibiyotik kullanıldığı görülmüştür. Çalışmamızda OXA 23 ve OXA 51 enzimlerini kodlayan genlerin tüm suşlarda pozitif, diğer genlerin de tüm suşlarda negatif olması nedeniyle öncesinde karbapenem grubu antibiyotik kullanan veya karbapenem dışı farklı grup antibiyotik kullanan olgulardan elde edilen suşlarda direnç genlerinde farklılık saptanmadı. Yine aynı şekilde komorbidite durumları ile direnç genlerinin bulunması arasında da fark bulunmadı. Moleküler yöntemler birçok farklı alanda olduğu gibi mikrobiyolojide direnç genlerinin tespitinde de kullanılan yararlı bir yöntemdir. Bazı durumlarda özellikle yeni direnç mekanizmalarının tespiti için başvurulan güvenli bir yöntem olmakla beraber birçok çalışmada hastanede salgınlara yol açan suşların epidemiyolojik ilişkisini tanımlamak için de moleküler yöntemlerin gerekliliği ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Acinetobacter baumanii, Karbapenem direnci, OXA, Metallo beta laktamaz