Koroner arter baypas greft operasyonu yapılan hastalarda venöz endotel koruyucu solüsyonların greft açıklığı üzerindeki etkilerinin erken dönem ve 1. yıl takiplerinde klinik bulgular ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYLA ECE ÇELİKTEN
Danışman: Şeref Alp KÜÇÜKER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Koroner arter baypas greftleme operasyonlarının başarısı kullanılan greftlerinin uzun süre açık kalmalarına bağlıdır. Greft başarısızlığının ise en büyük nedeni endotel hasarıdır. Bu hasar; cerrahi travma, uygun olmayan solüsyonlarda bekletme ve bekleme süresinin uzamasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda en sık tercih edilen venöz greft olan büyük safen venin cerrahi sırasında çıkarılırken ve sonrasında bekleme süresinde kullanılan DuraGraft® endotel koruyucu solüsyon ile rutinde kullandığımız heparinli normal salin solüsyonunun 1 yıllık takiplerde greft açıklıkları üzerindeki etkilerini klinik bulgularla değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya koroner arter baypas cerrahisi geçiren ve en az bir safen greft kullanılan 45 yaş altı hastalar dahil edilmiştir. Hastaların safenleri klasik açık yöntemle çıkarılıp, çıkarılma ve vakada bekleme sürelerinde oda sıcaklığında iki ayrı solüsyon (DuraGraft® ve heparinli normal salin) içerisinde bekletilmiştir. Hastaların 1. yıl takiplerinde semptomatik hastalara ileri tetkik olarak bilgisayarlı koroner anjiyografi yapılmıştır. Araştırma grubunda 14, kontrol grubunda 16 hastaya yapılan toplam 67 adet safen baypas değerlendirmeye alınmıştır. Bulgular: Semptomatik hastaların 1. yıl kontrol anjiyografilerinde safen greft açıklığı yönünden istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Safen greftlerde gelişen segmenter çap azalması bakımından da gruplar arası fark bulunamadı. Safen greft duvar kalınlık artışı değerlendirildiğinde ise araştırma grubundaki hastalarda daha çok safen duvar kalınlaşmasının minimal olduğu ve kontrol grubunda daha çok diffüz safen duvar kalınlaşması olduğu görülmüş ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda iki grup arasındaki karşılaştırmalarda araştırma grubunda duvar kalınlık artışının minimal olması açısından anlamlı fark bulduk fakat greft açıklık oranları bakımından her iki grup arasında fark olmadığını gördük. Tek merkezli bu çalışma duvar kalınlıklarındaki artışın uzun süre takiplerde greft açıklık oranlarına etkisini görmek için başlangıç niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Greft koruma solüsyonları, DuraGraft, safen açıklık oranları