Malnütrisyonlu okul öncesi dönem çocuklarında maternal duygu düzenleme becerileri, ebeveyn kabul reddi ile çocuğun yeme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞEGÜL DEMİR ÇEVİRİCİ

Danışman: Gülser ŞENSES DİNÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Malnütrisyon, dünya genelinde özellikle beş yaş altı çocuklarda ciddi sağlık sonuçlarına yol açabilen bir halk sağlığı sorunudur. Literatürde malnütrisyonlu okul öncesi dönem çocuklarında yeme davranışı ile ebeveyne ilişkin psikososyal etmenleri birlikte ele alan çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, malnütrisyonlu okul öncesi dönem çocuklarında maternal duygu düzenleme becerileri, ebeveyn kabul– reddi ile çocuğun yeme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve karşılaştırmalı olarak planlanan bu çalışmaya, 36–72 ay aralığında malnütrisyon tanısı almış 60 çocuk ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 58 sağlıklı çocuk dahil edilmiştir. Malnütrisyon grubu, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Endokrinoloji kliniğine başvuran ve bir endokrinoloji uzmanı tarafından değerlendirilerek malnütrisyon tanısı konulan, malnütrisyon dışında herhangi bir tıbbi hastalığı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ve gelişimsel gecikme tanısı olmayan çocuklardan; kontrol grubu ise herhangi bir tıbbi veya psikiyatrik hastalık tanısı olmayan sağlıklı çocuklardan seçilmiştir. Tüm katılımcıların psikiyatrik değerlendirmeleri araştırmacı tarafından DSM-5 tanı ölçütleri temelli klinik görüşmeler ile yapılmıştır. Tüm katılımcıların anneleri tarafından Erken Çocukluk Dönemi Uyumsal Yeme Davranışı Ölçeği (EÇDUYDÖ), Güçler Güçlükler Anketi (GGA), Beslenme Süreci Anne Tutumları Ölçeği (BSATÖ), Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği-Kısa Form (DDGÖ-16), Kısa Semptom Envanteri (KSE), Ebeveyn Kabul Red Ölçeği (EKRÖ) ve Eş Destek Ölçeği (EDÖ) doldurulmuştur. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, grup karşılaştırmaları, korelasyon ve lineer regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda malnütrisyonlu çocukların doğum ağırlıklarının daha düşük olduğu ve anne sütü alma sürelerinin daha kısa olduğu saptanmıştır. Bu grupta yeme isteksizliği, duyusal nedenlerle ilişkili yeme reddi ve yemek sırasında agresyon/direnç davranışları sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Malnütrisyonlu çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite, davranışsal ve duygusal sorunlar daha sık görülmüş; çocukların %63,3'ünde en az bir psikiyatrik tanı saptanmış ve en sık tanının Kaçıngan/Kısıtlı Yiyecek Alım Bozukluğu olduğu belirlenmiştir. Malnütrisyon grubundaki annelerde anksiyete, depresyon, somatizasyon belirtileri ve duygu düzenleme güçlükleri anlamlı düzeyde daha yüksek saptanmıştır. EKRÖ sıcaklık/şefkat alt boyutunda gruplar arasında fark saptanmazken; hostilite, ihmal ve red alt boyutları malnütrisyon grubunda daha yüksek bulunmuştur. Algılanan eş desteği düzeyi bu grupta daha düşük saptanmıştır. Regresyon analizlerinde, çocuğun yeme davranışı sorunlarını yordayan en güçlü değişkenin annenin beslenme sürecindeki olumsuz tutumları olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızda okul öncesi dönemde malnütrisyonun; annenin duygu düzenleme güçlükleri, psikopatolojik belirtileri ve beslenme sürecindeki olumsuz tutumları ile yakından ilişkili olduğu saptanmıştır. Bulgularımız, malnütrisyonlu çocukların değerlendirilmesinde yeme davranışının, annenin ruhsal durumunun ve aile içi destek sistemlerinin de ele alındığı bütüncül yaklaşımın önemini vurgulamaktadır. Gelecekte bu alanda daha büyük örneklemlerle yapılacak boylamsal çalışmalara ihtiyaç vardır.