Belirsiz sitopatoloji nedenli tiroidektomi yapılan hastaların nihai patoloji sonuçları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKİN SU YILDIZ ÇUKUROVA

Danışman: Sema ÇİFTÇİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Opere edilen tiroid nodüllerinde, operasyon öncesi tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisinde Bethesda I-III ve IV şeklinde sonuçlanan belirsiz sitolojilerdeki tiroid nodüllerinin operasyon sonrası sonuçlanan patolojilerinin karşılaştırıp malignite oranlarını klinik ile korele olarak değerlendirmektir. MATERYAL VE METOD: Çalışmamız 01.01.2014–30.04.2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları ve Genel Cerrahi Kliniklerine tiroid nodülü nedenli TİİAB olup belirsiz sitoloji (Bethesda I, III, IV) saptanması sonrası opere olmuş 721 hastanın çalışmaya dâhil edildiği retrospektif bir çalışmadır. Çalışmamızda hasta dosyaları ve dijital sistemler kullanılarak, hastaların patoloji sonuçları, görüntüleme bulguları, laboratuvar parametreleri ve takip notları incelenerek kaydedildi. BULGULAR: 721 olgunun cerrahi patolojileri değerlendirildiğinde %24'ünde malignite, %76'sında benign sonuç saptandı. Malign olguların dağılımı %90 papiller tiroid kanseri, %5 medüller tiroid kanseri, %5 diğer maligniteler idi. Bethesda alt gruplarına göre papiller tiroid kanseri oranları Bethesda I'de %15, Bethesda III'te %28 ve Bethesda IV'te %23 olarak bulundu. Malign hastalarda postoperatif hipoparatiroidi durumu %57,7 geçici, %6,8 kalıcı, %25,7 gelişmeyen, %9,7 takipsiz olup Bethesda alt grup dağılımlarında geçici ve kalıcı grupta Bethesda IV daha yüksek olarak izlendi. Papiller tiroid kanseri tanılı olgularda Bethesda sınıflarına göre yaş, cinsiyet ve hipotiroidi açısından anlamlı fark izlenmezken, otoimmünite ve hipertiroidi bakımından gruplar arasında fark mevcuttu. Papiller tiroid kanserinde cerrahiye gidişte Bethesda I ve III ile sonuçlanan hasta gruplarında, sıklıkla ≥2 biyopsi ve multinodüler guatr beraberliği varken; Bethesda IV ile sonuçlanan hasta grubunda çoğunlukla tek biyopsi sonrasında cerrahiye gidildi. Medüller tiroid kanseri (MTK) olgularının son sitolojiye göre dağılımı Bethesda I'de 1, III'te 3, IV'te 5 olup, Bethesda III olgularında karar sıklıkla şüpheli lenf nodu, kalsitonin yüksekliği veya "MTK?" notu ile desteklendi. SONUÇ: Belirsiz sitoloji (Bethesda I, III, IV) nedeniyle opere edilen tiroid nodüllerinde nihai patoloji bulgularımız, literatürde bildirilen malignite sıklığı, tümör tipleri, cerrahi kapsamları ve postoperatif komplikasyonlarla uyumludur. Papiller tiroid kanseri saptanan olgularda yaş, cinsiyet ve hipotiroidi benzerken, hipertiroidi Bethesda I'de; otoimmün tiroid hastalığı ise Bethesda III'te daha sıktı ve bu durum Bethesda III'te artmış PTK riskiyle ilişkili olabileceğini gösterdi. Bethesda III ve IV'te MTK olasılığı göz önünde bulundurulması ve titiz sitopatolojik değerlendirmeyle beraber serum kalsitonin ölçümünün sürece dâhil edilmesi önerilir. ANAHTAR KELİMELER: Bethesda I, Bethesda III, Bethesda IV belirsiz sitoloji, TİİAB, tiroid nodülü, papiller tiroid kanseri, medüller tiroid kanseri, cerrahi endikasyon