İç hastalıkları kliniğinde yatan geriatrik hastaların başvuru kreatinin düzeylerinin servis prognozu ve 1 yıllık mortalite ile ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEBNEM SIDIKA GÜVEN

Danışman: Mine ADAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Günümüzde sağlık alanındaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler, erken tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulanması, sağlığı koruyucu ve geliştirici önlemlerin artması, sağlıklı yaşam tarzının desteklenmesi ve benimsenmesi gibi faktörlerin etkisi, ortalama insan ömrünün uzayıp yaşlı nüfus oranının hızla artmasına yol açmıştır. Yaşlanma ile bozulan vücut homeostazı nedeniyle, yaşlılıkta yaygın görülen ve harcanan sağlık maliyetini artıran bazı geriatrik sendromlar ortaya çıkmaktadır; özellikle malnütrisyon, kırılganlık ve sarkopeni gelişmesinin yaşam kalitesi, engellilik ve mortalite üzerinde belirgin olumsuz etkileri mevcuttur. Serum kreatinin düzeyleri ile kas kütlesi arasındaki korelasyon, akla iskelet kası ölçümlerinde kreatinin ölçümlerinden yararlanılabileceğini getirmiştir. Serum kreatinin düzeylerindeki düşüklük bazı klinik durumlarda malnütrisyonu göstermektedir; hastaneye yatan hastalarda mortaliteyle ilişkili olabileceği düşünülebilir. Biz çalışmamızda Prof.Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi acil servisine başvurup değerlendirme sonrası iç hastalıkları kliniğinde yatarak takibi yapılan geriatrik hastaların geliş kreatinin düzeyleri ile servisteki prognoz ve mortalite ilişkilerini irdeledik. Gereç ve Yöntem: 1 Ocak 2016-31 Aralık 2018 tarihleri arasında Acil Servise başvurup İç Hastalıkları Kliniğine yatan 65 yaş üstü 508 hasta retrospektif değerlendirildi. Hastaların yaş ve cinsiyete göre demografik analizleri incelendi. Yaşlarına göre 65-74 yaş erken yaşlılık, 75-84 yaş orta yaşlılık ve 85 yaş ve üzeri ileri yaşlılık evresi olarak sınıflandırıldı. Hastaların servisteki seyirleri ve taburculuk durumları gözden geçirildi; taburcu olanlar, kurum içi yoğun bakım ünitesi hariç diğer servislere sevk edilenler, yatış süresince yoğun bakım ihtiyacı duyulanlar, yatış sırasında vefat edenler, taburculuk sonrası 1 yıl içerisinde vefat edenler olarak gruplandırıldı. Acil servise başvuru sırasındaki ilk kreatinin düzeyi ve çıkış kreatinin düzeyleri kaydedildi. Kreatinin düzeyleri hastane referans aralıkları baz alınarak gruplandırıldı. 0,5 mg/dl ve altı düşük, 0,51-0,95 mg/dl normal, 0,96 mg/dl ve üzeri yüksek kabul edildi. Yatışı sırasında diyaliz endikasyonu konulan hastalar gruplandırıldı. Bulgular: Yaptığımız çalışmada kadın ve erkekler arasında yatıştaki kreatinin düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu; erkeklerin yatıştaki kreatinin düzeylerinin yüksek olma oranı (%70.9), kadınlardan (%54.1) yüksekti (p:0.000; p<0.05). Çalışmaya dahil edilen 508 hastanın 418'i (%82.3) taburcu olurken 14'ü (%2.8) servis takibinde vefat etti, 69'u (%13.6) YBÜ'ye transfer edildi. Dahil edilen 508 hastanın sadece 18'inde başvuru sırasında düşük kreatinin düzeyi mevcuttu. Vefat edenlerin 9'u (%64) yüksek kreatinin düzeyine sahipti; fakat her iki cinsiyette de düşük yatış kreatinin düzeylerinde hospitalizasyon süresince mortalite gözlenmedi. Taburcu olduktan sonra 1 yıl içerisinde ölen 25 olgunun 15'i yatış esnasında yüksek kreatinin düzeyine sahipken, yalnızca 1'i düşük kreatinin düzeyindeydi. 27 hastada yatış esnasında hemodiyaliz endikasyonu konularak servis takipleri sırasında diyaliz tedavisine alınmıştır; 1'i servis takibinde, 1'i de taburculuk sonrası 1 yıl içerisinde vefat etmiştir. Sonuç: Çalışmamızda dahiliye servisine kabul edilen geriatrik hastalarda ilk değerlendirmede mevcut olan yüksek serum kreatinin seviyesi ile yatış sırasında ve taburculuk sonrası 1 yıllık mortalite arasında ilişki saptandı. Akut veya kronik böbrek hasarı ile ilişkilendirilen kreatinin seviyesinde yükselmenin mortalite üzerindeki etkisinin yanı sıra serum düşük kreatinin seviyelerinin kas kitlesini göstermesi ve malnutrisyona işaret etmesi nedeniyle mortalite artışında rolü olabileceği önceki çalışmalar baz alınarak öngörülmekle beraber hasta popülasyonumuzda düşük kreatinin-mortalite ilişkisi saptamadık. Çalışmamız yüksek kreatinin seviyelerinin yatan geriatrik hastalarda mortalite üzerinde etkili olduğu hakkındaki verileri genişletmiştir. Kreatinin düzeyleri ve mortalite ilişkisini inceleyen farklı hasta popülasyonlarında ve daha geniş vaka sayıları ile yapılabilecek çalışmaların yol gösterici olabileceğini öngörmekteyiz.