Metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığında non-invaziv fibrozis skorlarının karotis aterosklerozunu öngörmedeki yeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KÜBRA AYDIN BALTA
Danışman: Betül ERİŞMİŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızda metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) olan bireylerde, karaciğer fibrozisini değerlendirmek amacı ile kullanılan non-invaziv belirteçler (LSM, Fib-4, NFS, Agile-3, Agile-4, FAST) ile subklinik ateroskleroz göstergeleri [karotis intima-media kalınlığı (CIMT), karotis plağı] arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Prospektif ve kesitsel olarak tasarlanan çalışmamıza, Şubat 2024–Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne başvuran, 18 yaş ve üzeri MASLD tanılı bireyler dahil edildi. Katılımcıların demografik verileri, antropometrik ölçümleri, kan basıncı değerleri, tıbbi öyküleri, düzenli ilaç kullanımları ile sigara ve alkol alışkanlıkları kaydedildi. Ayrıca, temel laboratuvar parametreleri değerlendirildi. Karaciğer sertliği (LSM, kPa) ve steatoz derecesi (CAP, dB/m) FibroScan cihazı ile ölçüldü; FIB-4, NFS, FAST, Agile-3 ve Agile-4 skorları hesaplandı. CIMT ve plak varlığı doppler ultrasonografi ile değerlendirildi. Katılımcılar, non-invaziv fibrozis belirteçlerine göre gruplandırılarak aterosklerotik göstergeler açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza, %48,6'sı kadın olmak üzere ortalama yaşı 46 ± 11,38/yıl olan toplam 243 hasta dahil edildi. Fibrozis evresi arttıkça; VKİ, bel çevresi, HbA1c, HOMA-IR, AST, ALT, GGT düzeyleri (tümü için p<0,001) ile Tip 2 diyabetes mellitus sıklığında (p=0,001) anlamlı artış; trombosit sayısında ise anlamlı azalma (p=0,01) saptandı. Hepatosteatoz derecesi (p=0,01) ile FIB-4, FAST, Agile-3, Agile-4 ve NFS skorlarında (tümü için p<0,001) fibrozis evresi ile paralel artış izlendi. Karotis plak varlığı; FIB-4 (p=0,002), Agile-3 (p=0,001) ve NFS (p=0,002) skorları ile; CIMT artışı ise FIB-4 (p=0,001), LSM (p=0,04), Agile-3 (p=0,001), Agile-4 (p=0,01) ve NFS (p=0,004) ile anlamlı ilişki gösterdi. ROC analizine göre, Agile-3 karotis plak öngörüsünde (AUC=0,632); FIB-4 ise CIMT öngörüsünde (AUC= 0,698) en yüksek doğruluğa sahipti. Çok değişkenli analizde, plak varlığı için yaş (OR:1,11; p<0,001) ve HbA1c düzeyi (OR:1,49; p=0,004), CIMT artışı için ise yalnızca yaş (OR:1,09; p=0,02) bağımsız belirleyici faktörler olarak saptandı. Sonuç: MASLD'ın sistemik doğasını ortaya koyan çalışmamızda, non-invaziv fibrozis belirteçlerinin karotis plak ve CIMT ile anlamlı ilişki göstermesi, bu testlerin yalnızca hepatik değil kardiyovasküler değerlendirmelerde de rehber olabileceğini ve klinik kullanıma entegre edilebileceğini göstermektedir. Bu bulgu, MASLD'lı bireylerde vasküler taramanın erken dönemde yapılmasının önemini vurgulamaktadır.