Ventilatör ilişkili pnömoni tanısı alan hastalarda pentraksin 3 düzeyinin ve prognoz ile ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA YEMİŞ

Danışman: Seher ERDOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Ventilatör ilişkili pnömoni (VİP), hastaların mekanik ventilatörde kalma süresini uzatır, maliyeti, morbiditeyi ve mortaliteyi arttırır. Bu nedenle, doğru ve hızlı VİP tanısı koymak ve enfekte hastalarda erken uygun antimikrobiyal tedavinin başlatılması önemlidir. Biyobelirteçlerin VİP tanısının doğruluğu ve hızını arttırmaya yardımcı olabilecekleri düşünülmektedir. Uzun pentraksin ailesinin ilk olarak kesfedilen en önemli üyesi olan pentraksin 3 (PTX3), inflamatuar ve enfeksiyöz durumlarda seviyesi hızla yükselen bir akut faz belirtecidir. Artmış PTX3 düzeylerinin, akciğer hasarı ve enfeksiyonun ciddiyeti ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Biz de plazma PTX3 düzeylerinin, VİP'in erken tanısında yararlı bir belirteç olabileceğini, VİP tanısında prognostik öneme sahip olabileceğini düşündük. Bu çalışmamızda, çocuk yoğun bakım ünitemizde, VİP şüphesi olan hastalarda laboratuvar bulgularından serum C reaktif protein (CRP), prokalsitonin (PCT), PTX3, beyaz küre sayısı (WBC) ile klinik bulgulardan Klinik Pulmoner Enfeksiyon Skoru'nun (KPES) tanıdaki duyarlılığını araştırmayı, VİP için bağımsız risk faktörlerini tespit etmeyi, VİP tanısı alan hastalarda prognozu belirleyen risk faktörlerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, çocuk yoğun bakım ünitesine yatırılan, en az 48 saat mekanik ventilasyon desteği alan, 1 ay-18 yaş arasında olan hastalar dahil edildi. VİP şüphesi olan 52 hasta çalışma grubu olarak, en az 48 saat mekanik ventilasyon desteği alan, başvuru sırasında aktif enfeksiyon bulguları olmayan 20 hasta kontrol grubu olarak kabul edildi. Hastalar, prospektif takiple kanıtlanmış VİP hastaları (grup 1), kanıtlanmamış, klinik olarak şüpheli VİP hastaları (grup 2) ve VİP olmayan kontrol hastaları (grup 3) olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Hastaların 52'si (%72,2) VİP ve 20'si (%27,8) kontrol grubu olarak inecelendi. Çalışma grubunda yer alan hastaların 38'ini (%52,8) kanıtlı VİP, 14'ünü (%19,4) kanıtsız VİP hastaları oluşturdu. Kanıtlı VİP grubunun ÇYBÜ'de kalma sürelerinin ve mekanik ventilatörde takip edilen gün sayılarının, kanıtsız VİP ve kontrol gruplarından istatiksel olarak anlamlı yüksek olduğu saptandı (p:0.000; p 0.05). Kanıtlı VİP grubunun KPES skoru, kanıtsız VİP ve kontrol gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti (p:0.000; p 6 saptandı. Bu değerin duyarlılığı %86.5, özgüllüğü %95, pozitif kestirim değeri %97.8, negatif kestirim değeri %73.1 olarak bulundu. VİP grubunda; PTX3 ile PCT2 değerleri arasında pozitif yönlü, %28.4 düzeyinde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki (p:0.041; p 0.05). Gruplar arasında prognoz dağılım oranları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0.05). Yaşayan ve kaybedilenler arasında CRP 1-2, PCT 1-2, PTX3 seviyeleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Ventilatör ilişkili pnömoni, hastalarda mekanik ventilatör süresini, yoğun bakım ünitesinde ve hastanede kalış süresini uzatmaktadır, bu durum tedavi maliyetini arttıran önemli bir sorundur. Çalışmamızda reentübasyonun ve trakeostominin VİP gelişimi için önemli bir risk faktörü olduğu, VİP'in daha uzun hastane ve yoğun bakım ünitesinde yatış süresi ile ilişkili olduğu saptandı. VİP'in önlenmesi için mümkün olduğunca tekrarlayan entübasyonlardan kaçınılmalı, hastalarımızı en kısa sürede mekanik ventilatörden ayrılmaya çalışılmalıdır. VİP tanısında KPES skorunun>6 olmasının spesifite ve sensitivitesi yüksektir, kliniklerde ve yoğun bakım ünitelerinde rutin kullanımı arttırılmalıdır. Çalışmamızda VİP grubu ve kontrol grubu arasında CRP, PCT ve PTX3 düzeyi ve prognoz açısından fark saptanmadı. Özellikle postoperatif hastalarda PTX3'ün VİP tanısı ve prognoz ile ilişkisinin değerlendirilmesi için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi, Pentraksin 3 (PTX3), Ventilatör İlişkili Pnömoni (VİP)