Eksenatidin obez tip 2 diyabetik hastalarda APRI ve FİB-4 indeksleri üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GAMZE ERGÜN SEZER
Danışman: Meral MERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Tip 2 diyabet ile obezitenin çok yakın ilişkili olduğu yapılan birçok çalışmada gösterilmiştir. Obez tip 2 diyabetik hastalarda özellikle tercih edilen antidiyabetik ilaç grubu GLP-1 agonistleridir. Çünkü GLP-1 agonistlerinin glisemik kontrolün yanında, mide boşalmasını yavaşlatarak kilo verdirici etkisinin de olduğu görülmüştür. Obezitenin önemli bir komplikasyonu olan yağlı karaciğer, ileriki aşamalarda hepatik fibrozis ve karaciğer sirozuna kadar ilerleyebilmektedir. Üzerinde en fazla çalışmış olan, hepatik fibrozisinin iki indirekt belirteci APRİ ve FİB-4 indeksleridir. Çalışmamızın amacı, GLP-1 agonisti olan eksetanidin obez tip 2 diyabetik hasta popülasyonunda, APRİ ve FİB-4 üzerine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Etik kurul onayı alındıktan sonra, çalışmaya Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma polikliniklerine Ocak 2015 ve Mayıs 2018 tarihleri arasında başvuran eksetanid kullanan obez tip 2 diyabetik hastalar alındı. Bu hastaların geriye dönük; eksenatid başlanmadan önce, başlandıktan sonraki 3. ve 6. aylardaki AST, ALT, trombosit sayıları ve yaş verileri kullanılarak APRİ ve FİB-4 indeksleri hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya, obez tip 2 DM li, 144 kadın hasta ve 26 erkek hasta dahil edildi. Bu hastaların ortalama yaşları 48,27±11 idi. Eksenatid başlanmadan önceki, başlandıktan sonra 3. ve 6. aylardaki APRİ ve FİB-4 indeksleri karşılaştırıldı. FİB-4 indeksinde tedavi ile birlikte anlamlı bir değişiklik olmadı. APRİ indeksinde özellikle 0. ve 6. aylar arasında anlamlı farklılık gözlendi, 6. aydaki APRİ indeksi daha düşük bulundu. Kadın ve erkek arasında karşılaştırma yapıldığında, erkeklerde 0. ve 3. aylardaki APRİ indeksleri daha yüksek bulundu. Her iki cinsiyet de katılarak obez ve morbid obez olmanın APRİ ve FİB-4 üzerine etkisine bakıldı, anlamlı farklılık gözlenmedi. Kadın ve erkek olarak ikiye ayrılarak tekrar bakıldığında, erkeklerde 6. ayda morbid obezlerdeki APRİ indeksi obezlere göre anlamlı yüksek bulundu. APRİ ve FİB-4 indeksinin cut off değerleri de dahil edilerek hesaplama yapıldığında hiçbir hastamızda anlamlı fibrozis bulunmadı. Sonuç: Çalışmamızda; eksenatid tedavisinin; FİB-4' te anlamlı değişiklik yapmazken, APRİ indeksinde anlamlı düşme yaptığı görüldü. APRİ ve FİB-4 indekslerinin cut off değerleri ile birlikte tekrar değerlendirme yaptığımızda hastalarımızda tedavi öncesi ve sonrası fibrozis saptanmadı. Bunun sebepleri bu iki indeksin, bugüne kadar yapılmış çalışmalarda çoğunlukla hepatitli hastalarda bakılmış olması ve cut off değerlerinin de bu hasta popülasyonunda belirlenmiş olması olabilir. Ayrıca erkek popülasyonunda, APRİ indeksinin daha yüksek olması, yani fibrozisin fazla olması da bu popülasyonda obezite dışında fibrozisi etkileyen diğer faktörlerin varlığı olabileceğini düşündürebilir. Obez hasta popülasyonunda karaciğer fibrozis indeksleri ile ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: APRİ, eksenatid, FİB-4, obezite, Tip 2 Diyabetes Mellitus