Şaşılık veya refraksiyon kusuruna bağlı ambliyopisi olan çocuk hastalarda tedavi öncesi ve sonrası makula pigment optik dansitesi (MPOD), retina sinir lifi tabakası (RNFL), ganglion hücre kompleksi (GCC) ve makula kalınlığının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RUKİYE SAĞLAM BALCI
Danışman: Emrah Utku KABATAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Şaşılık veya refraksiyon kusuruna bağlı ambliyopisi olan çocuk hastaların ambliyop ve sağlam gözlerindeki makula pigment optik dansitesi (MPOD), retina sinir lifi tabakası (RNFL), gangliyon hücre kompleksi (GCC) ve makula kalınlığı değerlerinin incelenmesi ve ambliyopi tedavisi sonrasında bu parametrelerde meydana gelen değişimlerin değerlendirilmesi hedeflendi. Ayrıca, optik koherens tomografi (OKT) ve MPOD ölçümlerinin, ambliyopinin tanı ve tedavi sürecindeki potansiyel önemini belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamıza 5-12 yaş arası 90 ambliyop hasta dahil edildi. Ambliyopi etyolojilerine göre hastalar anizometrop (n=30), izoametrop (n=30) ve şaşılık ambliyopisi (n=30) olarak üç gruba ayrıldı. Anizometrop ve şaşılık ambliyopisi gruplarında, ambliyop gözler ile aynı hastaların sağlam gözleri çalışmaya dahil edildi. İzoametrop ambliyopi grubunda, hastaların bilateral ambliyopisi mevcuttu; bu nedenle sadece sağ gözleri çalışmaya dahil edildi. RTVue XR OKT cihazı ile RNFL, GCC ve fovea kalınlık ölçümleri yapılırken, Visucam 500 cihazı ile MPOD ölçümleri yapıldı. Hastaların ilk muayene ve ambliyopi tedavisi başlandıktan sonraki 6. ay muayenelerindeki ölçüm sonuçları, ambliyop ve sağlam gözler arasında karşılaştırıldı. Ayrıca, tedavi öncesi ve sonrası ölçüm parametreleri, ambliyop ve sağlam gözler için ayrı ayrı değerlendirilerek, her iki gözün tedavi sürecine verdiği yanıt ayrıntılı bir şekilde incelendi. Bulgular: İlk muayenede anizometrop ve şaşılık ambliyopisi gruplarında, ambliyop gözlerin fovea kalınlığı sağlam gözlere kıyasla daha kalın saptanırken (p=0,001; p<0,001); ortalama RNFL (p=0,664; p=0,789), ortalama GCC (p=0,661; p=0,171) ve ortalama MPOD (p=0,523; p=0,051) açısından ambliyop ve sağlam gözler arasında fark bulunmadı. Aynı zamanda, anizometrop ve şaşılık ambliyopisi gruplarında ambliyop gözlerin ilk muayenedeki fovea kalınlığı ile ortalama MPOD değeri arasında negatif korelasyon tespit edildi (anizometrop: p=0,014 r=-0,446; şaşılık: p=0,001 r =-0,596). Anizometrop ambliyopi grubunda, tedavi ile ambliyop göz fovea kalınlığında istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir incelme eğilimi izlendi (p = 0,516). Anizometrop ve şaşılık ambliyopisi gruplarında kapama tedavisi uygulanan sağlam gözlerde ise tedavi sonrası fovea kalınlığında artış gözlendi (p=0,044; p=0,001). İzoametrop ambliyopi grubunda, tedavi sonrası ortalama GCC (p<0,001) ve ortalama MPOD (p = 0,003) değerlerinde anlamlı artış saptandı. Ancak anizometrop ve şaşılık ambliyopisi gruplarında, tedavi sonrası ambliyop gözlerin ortalama GCC (p=0,118; p=0,287) ve ortalama MPOD (p=0,975; p=0,672) değerlerinde anlamlı bir değişim gözlenmedi. Üç ambliyopi grubunda da ambliyop gözün ortalama RNFL değerinde tedavi sonrası değişim saptanmazken, farklı kadranlardaki RNFL kalınlıklarında farklı etkilenmeler gözlendi. Sonuç: Çalışmamızda ilk muayenede, ambliyop gözlerde fovea kalınlığı, sağlam gözlere göre daha yüksek saptandı. Bununla birlikte, ambliyopi tedavisi amacıyla kapama uygulanan sağlam gözlerde, tedavi sonrasında fovea kalınlığının arttığı görüldü. İzoametrop ambliyopi grubunda tedavi sonrasında ortalama GCC ve ortalama MPOD'da artış izlendi. Sonuç olarak, ambliyopinin tanı ve tedavi sürecinde, fovea kalınlığı başta olmak üzere gözün yapısal parametrelerinde değişimler gözlenmektedir. OKT ve MPOD ölçümleri, bu süreçte objektif izlem imkânı sunarak klinik pratiğe önemli katkılar sağlayabilir.