Kasa invaze olmayan mesane tümörlerinde tümör tabanı boyutunun rekürrens ve progresyona etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARİF BEDİRHAN BAYRAKTAR
Danışman: Ömer Gökhan DOLUOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gereç ve Yöntem Mart 2021-Eylül 2023 yılları arasında kliniğimize hematüri, dizüri, suprapubik ağrı gibi şikayetlerle başvuran ve görüntüleme yöntemleri ile mesane tümörü ön tanısı alıp TUR-MT yapılan 130 hasta çalışmaya alındı. Çalışmaya dahil edilen hastaların ad-soyad, yaş, vücut kitle indeksi (VKİ), operasyon tarihi, ek hastalıkları, preoperatif anestezi değerlendirme skoru (ASA), tümör boyutu, tümör tabanı boyutu, tümörün tabandan yüksekliği, rezeksiyonun komplet olma durumu, tümör lokalizasyonu ve sayısı, patoloji raporu, postoperatif intravezikal tedavi alıp almadığı, EAU risk grubu kaydedildi. TUR -MT operasyonu sırasında tümör tabanı boyutu <2 cm olan hastalar Grup 1, tümör tabanı boyutu ≥2 cm olan hastalar Grup 2 olarak sınıflandırıldı. Her hastanın en az 1 yıllık sistoskopi takibi kaydedildi. Her iki hasta grubu rekürrens ve progresyon açısından karşılaştırıldıktan sonra Kaplan Meier yöntemi ile rekürrenssiz ve progresyonsuz sağkalım analizi yapıldı. Bulgular Grup 1 ve Grup 2'de yer alan hastalar yaş, VKİ, cinsiyet, sigara öyküsü ve ASA skoru açısından karşılaştırıldı(sırasıyla p=0.06, p=0.6, p=0.5, p=0.5, p=0.5) . Komorditiler açısından kıyaslandığında DM (p=0.7) ve HT (p=0.3) her iki grupta benzer iken, Grup 2'de KAH (p=0.03) istatiksel olarak anlamlı derecede fazla bulundu. Grup 1 için ortalama takip süresi 25±1,3 ay, Grup 2 için ortalama takip süresi 21±1,7 ay idi (p=0.5). En geniş tümör boyutu Grup 1'de ortalama 15,9±9,2 mm, Grup 2'de ise ortalama 41,8±23 mm bulundu(p=0.001). Grup 1'de soliter tümör oranı %86,2, Grup 2'de %68,1'ydi ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0.016). Grup 1'deki hastaların %59'ü düşük, %27'si orta, %14'ü yüksek risk grubuna alındı. Grup 2'deki hastaların %14'ü düşük, %22'si orta, %57'si yüksek, %7'si çok yüksek risk grubuna dahil edildi (p=0.001). Grup 1'deki hastaların %74'ü Ta, %26'sı T1, Grup 2'deki hastaların %29'u Ta, %71'i T1 evredeydi ve istatistiksel açıdan anlamlı fark vardı (p=0.001). Grup 1'de bulunan hastaların %15,5'inde DMPÜN, %69'unda LG, %15,5'inde HG mesane kanseri, Grup 2'deki hastaların %47'sinde LG, %53'ünde HG mesane kanseri mevcuttu ve istatistiksel olarak anlamlı fark vardı (p=0.001). CIS varlığı Grup 2'de istatistiksel olarak anlamlı derecede fazlaydı (p=0.03). Grup 1'deki hastaların %17.2'sinde nüks gözlenirken Grup 2'deki hastaların %36,1'inde nüks gözlendi ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı derecede fark vardı (p=0.017). Grup 1'deki hastaların %1,7 progresyon gözlenirken Grup 2'deki hastaların %6,5'inde progresyon gözlendi ve istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p=0.15). Sonuç Çalışmamızda tümör tabanı boyutu 2 cm ve üzerinde olan hastalarda artmış rekürrens riski gösterilmiştir. Ancak progresyon açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır.